• Anasayfa
  • GÜNDEM Haberleri
  • Semra Kuytul Hocahanım’dan İsmail Çataklı’ya Tokat Gibi Cevap: Çataklı’yı Harcamışlar!

Semra Kuytul Hocahanım’dan İsmail Çataklı’ya Tokat Gibi Cevap: Çataklı’yı Harcamışlar!

Semra Hocahanım Furkan Haber’e verdiği röportaj esnasında, İçişleri Bakanı Yardımcısı Çataklı’nın, Alparslan Hoca hakkında sarf ettiği sözlere tokat niteliğinde cevaplar verdi. “Sizi harcamışlar İsmail Bey, kamuoyu bizi, sizin hiç tanımadığınız kadar tanıyor. Siz rant peşinde koşarken kamuoyu Alparslan Kuytu’u dinliyordu” ifadelerini kullandı.

Semra Kuytul Hocahanım’dan İsmail Çataklı’ya Tokat Gibi Cevap: Çataklı’yı Harcamışlar!
04 Mayıs 2021 21:53:53

Semra Kuytul Hocahanım, sabah vakti emniyet baskınıyla, itikafa girdiği camiden gözaltına alınan eşi Alparslan Kuytul Hoca ve Furkan Vakfı Gönüllüleri için bekleyiş sürdürdüğü sırada Furkan Haber’in sorularını yanıtladı. İçişleri Bakanı Yardımcısı İsmail Çataklı’nın, Alparslan Hoca hakkında sarf ettiği sözlere de cevap veren Semra Hocahanım:

“Buradan size söyleyeyim: Sizi bu açıklamayı yaparken harcamışlar. Kamuoyu Alparslan Kuytul’u çok iyi tanıyor. Sizin adınıza üzülerek söylüyorum: Söylediklerinizin hiç birisinin doğru olmadığını şu anda bütün kamuoyu biliyor” ifadelerini kullandı.

Semra Hocahanım, Çataklı’ya yönelik çarpıcı cevabını şu şekilde sürdürdü:

Türk kamuoyu Alparslan Kuytul’u çok iyi tanıyor!’

“İsmail Çataklı şunun farkında değil; Türkiye kamuoyu Alparslan Kuytul’u, kendisinin hiç tanınmadığı kadar tanıyor. Bunun hiç farkında değil. Onlar ne rantların, ne menfaatlerin peşinde koşarken kamuoyu Alparslan Kuytul’u dinliyordu. Çocuklarımız ve gençlerimiz onun videolarıyla büyüdü. Alparslan Hocam bu memlekette 30 yıldır ders veriyor, konferans veriyor, İslami sohbetler yapıyor. Kendisi neler peşindeydi bilmiyorum. Hayatını ne uğrunda harcadıysa, onlar uğrunda gayret sarf ederken, kamuoyu Alparslan Hoca’yı dinliyordu.

Kendisi de söylediklerinden o kadar emin değil ki; korka korka, cümlenin devamını getiremeden, kelimenin sonunu tamamlayamadan ilerliyor. Hiç bilmediği bir konuda ya da çok korktuğu bir konuda konuştuğu çok açık! Gayet ortada, korka korka konuşuyor. Kendisi de inanmıyor ya da başına gelecekleri tahmin ediyor çünkü biz bunun açıklamasını getireceğiz.

‘İsmail Çataklı’yı harcamışlar!’

İsmail Çataklı Bey, sizi harcamışlar. Buradan size söyleyeyim, sizi bu açıklamayı yaparken harcamışlar. Kamuoyu Alparslan Kuytul’u çok iyi tanıyor. Sizin adınıza üzülerek söylüyorum, söylediklerinizin hiç birisinin doğru olmadığını şu anda bütün kamuoyu biliyor. Din istismarcısıymış, Allah’tan kork! Hayatını dine adamış bir insana bunu söylemek iftiraların en büyüğüdür. Allah’a hesap vereceksin, Allah’tan kork!

Fetö’yü savunuyormuş! Alparslan Hoca’nın Gülen camiasıyla alakalı görüşlerini kamuoyunda herkes, yediden yetmişe ezberledi. Buradan kulaklarını çınlatıyorum; O dosyadan beraat aldı.

Türkiye’nin menfaatine olan her konuda karşı çıkıyormuş! Türkiye’nin menfaatlerini, kimlerin parsel parsel sattığını biz çok iyi biliyoruz! Bütün menfaatleri; eğitiminden sağlığına, yolundan ormanına, denizinden karasına kimin parsel parsel sattığını biz çok iyi biliyoruz, halk da çok iyi biliyor. Söylediklerinin hiçbir tutarlılığı yok!

En kötüsü de; sucuk, deri toplamış da, bunu kullanmış da, kendi şahsi hesabına geçirmiş. En kötüsü bu! İsmail Çataklı Bey, buna Türkiye’de kimse inanmaz. Bizim hayatımız sizin hayatınız gibi kameraların arkasında gizli gizli yaşanmıyor, bizim hayatımız insanların gözü önünde yaşanıyor. İşte şu anda benim evimin önünde onlarca-yüzlerce polis bekliyor. Hepsi de benim girişime, çıkışıma, evime, evimin boyasına, sıvasına, eşyasına şahitler; cebimize birisinin Allah yolunda infak ettiği bir para girdiyse, bunu Hocaefendi defalarca söyledi, Allah bizim belamızı versin! Bunu dosyaya da yazdılar; “Bunu bana diyeceğinize başıma kurşun sıksaydınız daha iyiydi” dedi. Ama ben şu anda şunu söylemek istiyorum; O dedi ya, “Başıma kurşun sıksaydınız” diye, Hocamın hiç öyle üzülmesine gerek yok, bunu sana itham edenler şu anda kendi kafasına kurşun sıkıyor! Kendi kafasına kurşun sıkıyor çünkü herkes Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin hayatına şahittir.

‘Bize yaşattığınız acı sebebiyle yazıklar olsun size!’

Benim hangi marketten alışveriş yaptığımı, ayda kaç defa pazara gittiğimi emniyet güçleri kaydediyor. Benim evime giren sebze miktarını bile biliyorlar. Nasıl bir hayat yaşıyoruz, ne harcıyoruz, evimize ne tür eşyalar alıyoruz ya da almıyoruz… Yıllar geçiyor hiçbir şey almıyoruz, 40-50 yıllık eşyalarla yaşadığımızı, bundan da hiç şikâyetçi olmadığımızı çevremizdeki herkes biliyor. Evimizin kayıtları var. Sizlerin bu iftiraları yüzünden biz bunları kamuoyuna göstermek zorunda kaldık! Biz halimizden şikâyetçi değildik, kimseye de bir şey söylemiyorduk. Sizin üç sene önce Hocaefendi’yi gözaltına aldığınız günlerde yine bu iftirayı atmanız sebebiyle, bunları kamuoyuna izah etmek, sırtındaki 25 yıllık paltosunu teşhir etmek zorunda kaldık. Bize böyle acı bir duygu yaşattınız, yazıklar olsun size, yazıklar olsun!

‘Çok talihsiz ve iftiralarla dolu bir açıklama!’

Sizi harcamışlar, hem de nasıl harcamışlar. Alparslan Hoca’yı kamuoyu tanıyor. Onun videolarını herkes biliyor. Videosunu milyonların izlediği bir kişi hakkında böyle bilgisizce, böyle cahilce, böyle iftira dolu, bu kadar talihsizce bir açıklama olabilir mi bilmiyorum. Eğer ben olsaydım ve benim söylediğim ifadelerin bu kadar yalan olduğunu fark etseydim; derhal görevimden istifa eder, daha insan içine çıkacak yüz bulamazdım. Ama maalesef bu zamanın siyasetçilerinde yüz çok. Değiştirip değiştirip kullanıyorlar, hiç eskitmiyorlar. Değiştirip değiştirip kullanıyorlar! Bizim yüzümüz bir tane; eskitmek, bozmak istemiyoruz. Yüzümüzü yere eğecek herhangi bir davranışa, yalana, iftiraya girmiyoruz. 

‘Bizi muhatap alıp meselenin aslını sormuyorlar ama aleyhimize konuşuyorlar!’

Camide izin alınmamış-mış! Gel bunu bize sor. Allah rızası için vatandaşını bir dikkate al, de ki; ”Siz izin aldınız mı almadınız mı?” Allah şahit, kardeşlerimiz izin almak için müftülüklere ve kaymakamlıklara gittiler, kaymakamlık ve müftülükler izin başvurusunu kabul etmediler.

Sayın İsmail Bey, arkadaşlarımız itikâf için başvurular yaptılar, başvuruları kabul edilmedi, kayda girilmedi. “Yapın, zaten itikâf yasak değil ki, camiler zaten ortada, böyle bir dilekçeye gerek yok” dendi. Biz de devletimizin sözüne güvenerek camiye girdik. Olayın başka bir arka planı var. Ondan sonra camide tuzağa düştük. Başvurumuzu almadılar, ‘başvurusuz girdiniz’ diye baskın yaptılar! Bu konuyu kimden öğrendin de konuşuyorsun sen? Yaşayanlara sordun mu?

Bir devlet yetkilisi de arayıp: “Sizin izniniz var mı, izin başvuru yaptınız mı?” demedi. Birisi bizi muhatap almıyor ama aleyhimizde konuşmayı biliyorlar. Siz kabul etseniz de, etmeseniz de biz bu ülkenin vatandaşıyız, vatandaşı olarak kalmaya devam edeceğiz. Siz istemeseniz de biz bu vatana hizmet etmeye devam edeceğiz, bunu da kimse durduramayacak!

Yazıklar olsun! Bu talihsiz açıklamayı bu adamcağıza yaptıranlar onu harcamışlar! Türkiye kamuoyunun hatta dünya kamuoyunun bu kadar yakından takip ederek tanıdığı, muhabbet duyduğu, sevdiği, halini-tavrını, özelini gördüğü bir insan hakkında bu kadar pervasızca ve iftira dolu açıklamayı yaptıranlar harcamışlar. Sanırım buna başka da bir şey denilemez, yazıklar olsun!”

 



0 Yorum

Yorum Yaz