Yargıda Bulunamayan Adalet 300 Gündür Sokaklarda Aranıyor!

15 Eylül Cumartesi günü Adana’da 10 bayanın Alparslan Hocaya özgürlük için yürümeye başladığı ve o günden itibaren aralıksız devam eden özgürlük yürüyüşleri 300. gününe ulaştı.

Yargıda Bulunamayan Adalet 300 Gündür Sokaklarda Aranıyor!
18 Tem 2019 21:43:43


Başladığı günden bu yana bayanların her gün, erkeklerin ise haftanın belirli günlerinde katıldığı özgürlük yürüyüşleri; özelde Alparslan Hocanın haksız tutukluluğuna son verilmesi, genelde ise tüm mazlumların özgürlük ve adalete kavuşması çağrısıyla aralıksız devam ediyor.

Adana'da başlayan özgürlük ve adalet mücadelesi tüm Türkiye’ye "özgürlük yürüyüşleriyle" yayıldı. Türkiye ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde büyük yankı bulan yürüyüşler ile Alparslan Hocaya 18 aydır yapılan zulümlere karşı farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor.

300 gündür Adana’da her gün, Türkiye ve dünyanın çeşitli illerinde aralıklarla yapılan yürüyüşlerde Alparslan Hocanın sevenleri yargıda bulamadıkları adaleti sokaklarda aramaya devam ediyor.

Sokak ve caddelerde halkla buluşarak; Türkiye’de yaşanılan zulümlere karşı farkındalık oluşturmak isteyen sevenler, geride kalan 300 gün boyunca onlarca şehirde soğuk, sıcak, yağmur, kar, çamur, ayaz demeden milyonlarca adım attı.

Yürüyüşler sebebiyle, birçok şehirde yüzlerce kişi gözaltına alındı, yüzlercesinin hakkında soruşturma açıldı, yüzü aşkın kişi mahkemelik oldu.
Her türlü engel ve baskıya rağmen büyük bir istikrarla aylardır devam eden özgürlük mücadelesinin, Alparslan Kuytul Hocanın özgürlüğüne kavuşana dek süreceği biliniyor.

Alparslan Hocanın sevenleri özgürlük mücadelesinin 300. gününe özel olarak Adana Atatürk Parkında yoğun polis baskısı altında basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasının tam metni şöyle;

Değerli katılımcılar, Kıymetli kardeşlerim..

Bugün 18 Temmuz 2019 Perşembe

Özgürlük adına yürüyüşlerimizin 300. Günü

Kamuoyunun da malumu olduğu üzere Alparslan Kuytul Hocaefendi, 30 Ocak 2018’de bir sabah baskını ile gözaltına alındı. 10 gün sonra hiçbir hukukî delile dayanmadan tamamen susturulmak amacıyla tutuklandı ve 524 gündür Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinde tutulmaktadır.

6 ay sonra hazırlanan iddianameden, yine 6 ay sonra gerçekleşen iki mahkemeden de ilk duruşmasında tahliye almasına rağmen tutukluluk yani susturulma zulmü devam etmektedir. Bu yetmezmiş gibi telefonla görüşme hakkı süresiz kısıtlanmış ve ailesiyle açık-kapalı görüşmelerine de kısıtlama kararı alınmıştır.

Türkiye’de hakikatlerin konuşulmasına hasret kalınan şu günlerde, doğruları korkusuzca söylediği, hiç kimseye beyat etmediği ve tüm baskılara rağmen ısrarla TEVHİD davasını anlatmaya devam ettiği için ona bu zulüm reva görülmektedir.

Bizler de Furkan Gönüllüleri olarak en başından  beri Alparslan Hocamızı yalnız bırakmadık.O, HAKKIN arkasında durdu, mazlumları savundu; biz de onun hakkını savunduk ve savunmaya devam edeceğiz.

Bu süreçte Alparslan Kuytul Hocaefendiye  sahip çıkıp yalnız bırakmadığımızı gösterme ve bu zulmü unutturmama adına çeşitli meşru ve pasif eylemlerin yanı sıra 15 Eylül 2018’den bu yana aralıksız YÜRÜYORUZ. Başta Adana ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinde ve Avrupa’da gerçekleştirilen bu sessiz yürüyüşlerimizin bugün tam 300. Günü… Yürüyüşlerimizi Alparslan Hoca ve tüm mazlumlar için yapıyoruz.Furkan Gönüllüleri; Özgürlük atkılarını kullanmak suretiyle gerçekleştirdikleri bu sessiz ve meşru eylemleri ile Türkiye’nin ölümcül sessizliğini bozmuştur.

Ancak hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden sessiz ve meşru bir eylem olan bu yürüyüşlerimizden rahatsız olunmaktadır. Alparslan Hocanın eşi, iki küçük kızı ve onlarca seveni mahkeme edilmektedir. Bu sessiz ve meşru yürüyüşlerden korkulmasının sebebi nedir? Bunu halkımızın vicdanına bırakıyorum.

Değerli Halkımız,

Alparslan Kuytul Hoca’nın haksız tutukluluğu devam etmektedir. Memleketimizde zulümler de devam etmektedir. O halde “ZULÜM BİTENE KADAR” sloganıyla yola çıktığımız bu meşru ve sessiz eylemlerimiz de devam edecektir.

Yapmaya çalıştığımız bu eylemler ile yetkililere şunu söylemek istiyoruz:

Alparslan Kuytul suçsuzdur, iftiralara uğramıştır ama aklanmıştır; bir an evvel serbest kalmalıdır.

Ve yine diyoruz ki;

KHK’lar ile ihraç edilenlere yaşam hakları yeniden verilmelidir.

Yaşlılar, hastalar, hamile kadınlar, anneler tutuksuz yargılanmalıdır.

Cezaevlerindeki insanlık dışı muameleler son bulmalıdır.

Haksız ve delilsiz bir şekilde tutuklananlara bir an evvel adaletle muamele edilmelidir.

Muhalif sesler susturulmak yerine dinlenmeli; insana, insanların görüşüne, hayatına değer verilmelidir.

Burada sayamayacağımız tüm hukuksuzluklar, artık son bulmalıdır.

Bir memlekette en çok güvenilen kurum adalet kurumu olmalıdır ancak bugün bu güven sarsılmıştır.

Bir memlekette hâkimler, kanunlar ile talimatlar arasında kalmamalıdır. Yargı, siyasetin baskısından kurtarılmalıdır.

Alparslan Hocanın da dediği gibi; Bir memlekette adalet kurumu muhalifleri susturmanın aracı haline geldiyse, hükümetin sopasına dönüştüyse orada düşünen ve konuşan insan azalacak ve düşünce yavaş yavaş ölecektir. Okumayan, düşünmeyen ve konuşturulmayan bir toplum ise gerilemeye mahkûmdur.

İşte; biz Furkan gönüllüleri olarak memleketimizdeki bu yanlış gidişatı görüyoruz, bu gidişattan razı değiliz ve yetkilileri uyarıyoruz.

Adalet terazisi sarsılmış, insanın değeri azalmış, canın ve malın güvenliği kalmamıştır.

Hep birlikte daha yaşanılabilir bir ülke için Tevhid, Adalet, Hürriyet ve Medeniyet demeye devam edeceğiz...


Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyoruz. 


Basın açıklamasından görüntüler;

Özgürlük yürüyüşlerinden bazı görüntüler;

öğle namazı için Sabancı Merkez Camii'ne yürüyerek gittiler ile ilgili görsel sonucu




0 Yorum

Yorum Yaz