Türkiye siyasi tarihi incelendiğinde, yapılan darbelerin genellikle bir korku ve statü kaybetme kaygısı sonucunda yapıldığı görülmektedir. Nitekim "Bin yıl sürecek" denilen 28 Şubat postmodern darbesi de bu kaygıların bir neticesi olarak gerçekleştirildi. Devlet içerisindeki sermayedarların güç kaybetme korkusu, Siyasal İslam’ın yükselişi ve medyanın laiklik vurgulu yayınları, 28 Şubat 1997’deki o karanlık süreci hazırladı.
28 Şubat Süreci Nedir? Postmodern Darbe Tanımı ve Tarihçesi
Askerin yönetime direkt el koymayıp medya aracılığıyla hükümeti istifaya zorlamasına postmodern darbe denilmektedir.
Refah Partisi (RP), 1995 genel seçimlerinden birinci parti olarak çıktı ve 8 Temmuz 1996’da DYP ile koalisyon kurarak REFAHYOL hükümetini oluşturdu. Ancak Necmettin Erbakan’ın başbakan olmasıyla birlikte askeri kanattan ardı ardına sert açıklamalar gelmeye başladı. Özellikle Oramiral Güven Erkaya’nın “İrtica ile mücadele PKK ile mücadele kadar önemlidir” sözleri, seçilmiş meşru hükümete karşı bir postmodern darbe sürecinin başladığının açık işaretiydi.
28 Şubat Kararları Nelerdir? 18 Maddelik MGK Kararları Listesi
28 Şubat 1997 Cuma günü Çankaya Köşkü’nde yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı, Türk siyasi hayatı için bir dönüm noktası oldu. Toplantıda laiklik vurgusu yapılarak hükümete dayatılan 18 maddelik kararların bazıları şunlardır:
-
8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmeli.
-
Kur’an kursları Diyanet İşleri Başkanlığına bağlanmalı, kaçak kurslar önlenmeli.
-
Tarikatların faaliyetlerine son verilmeli.
-
Kılık kıyafet yasası ödünsüz olarak uygulanmalı.
-
Yeşil sermayeye kısıtlama getirilmeli.
-
Tevhid-i Tedrisat uygulanmalı.
28 Şubat'ın Siyasi ve Toplumsal Sonuçları: Başörtüsü Yasağı ve İkna Odaları
Darbe süreci sadece siyaseti değil, toplumsal hayatı da derinden sarstı. Özellikle 2022 yılına gelindiğinde bile 28 Şubat zihniyetinin izleri görülmeye devam etmektedir. Hiçbir haklı gerekçe olmaksızın İslami vakıf ve derneklerin kapatılması, cami baskınları ve basın açıklaması yapmak isteyen başörtülü kadınların maruz kaldığı müdahaleler, sürecin toplumsal etkilerinin sürdüğünü göstermektedir. Buna ek olarak, Müslümanların hukuksuzca gözaltına alınması ve anayasal hakların engellenmesi bu dönemin acı mirasları arasındadır.
Necmettin Erbakan ve 28 Şubat: REFAHYOL Hükümetinin Sonu
Erbakan Hoca’nın "havuz sistemi" ile rantçıların musluğunu kesmesi, işçi ve memura yaptığı rekor zamlar ve D-8 projesiyle İslam Birliği’ni hedeflemesi yerleşik sistemi rahatsız etti. Bundan dolayı medyanın provokatif yayınları ve askeri ültimatomlar sonucunda REFAHYOL hükümeti Haziran 1997’de istifa etmek zorunda kaldı. Fakat Milli Görüş hareketi, Fazilet ve Saadet Partisi gibi isimlerle varlığını sürdürmeye devam etti.