Ali Erbaş’tan ‘Seçmeli Ders’ İtirafı: "90 Bin Camide Hutbe Okuttuk, Oran %5'e Düştü"

Diyanet İşleri Eski Başkanı Ali Erbaş, okullarda din eğitimi ve seçmeli derslere yönelik gençlerin ve ailelerin ilgisindeki dramatik düşüşü çarpıcı verilerle açıkladı. Erbaş, 90 bin camide okutulan hutbelere ve 4 bin vaizin çağrılarına rağmen, derslerin seçilme oranının %30'lardan %5'lere kadar gerilediğini itiraf etti. Erbaşın bu itirafı "dindar nesil" projesinin geldiği noktayı gözler önüne serdi.

Eklenme Tarihi: 25 Nis 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 25 Nis 2026
Ali Erbaş’tan ‘Seçmeli Ders’ İtirafı: "90 Bin Camide Hutbe Okuttuk, Oran %5'e Düştü"

2025 yılında görevinden ayrılan Ali Erbaş, katıldığı bir televizyon programında Türkiye’deki din eğitimi tercihleri ve gençlik yönelimleri üzerine dikkat çekici bir tablo çizdi. Dindar nesil vaadiyle gelenlerin döneminde dinden soğumanın başladığı, bizzat bu verilerle tartışmasız bir şekilde ortaya konuldu.

"12 Yıl Önce %30 Olan Tercih Oranı %5’e Geriledi"

Erbaş, Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin Hayatı (Siyer) gibi seçmeli derslerin ilk uygulanmaya başladığı dönem ile günümüz arasındaki farkı il temsilciliklerinden gelen raporlar doğrultusunda paylaştı. İlginin yıllar içinde hızla azaldığını belirten Erbaş, şu verileri paylaştı:

  • Geçmiş Veriler: Derslerin ilk konulduğu 10-13 yıl öncesinde bir okuldaki öğrencilerin %25 ila %30’u bu dersleri tercih ediyordu.

  • Güncel Durum: Mevcut durumda bu oranların bazı bölgelerde %4 ila %5 seviyelerine kadar düştüğü gözlemleniyor.

Erbaş, bazı yerlerde oranlar hala %15-30 bandında olsa da genel toplamda ve birçok bölgede yaşanan bu düşüşün önüne geçilemediğini ifade etti.

90 Bin Camide "Seçmeli Ders" Seferberliği

Diyanet İşleri Başkanlığı döneminde bu derslerin tercih edilmesi için kurumsal imkanları da kullandıklarını anlatan Erbaş, yürütülen yoğun kampanyanın detaylarını şöyle özetledi:

  • Hutbe Seferberliği: Türkiye genelindeki 90 bin camide Cuma hutbeleri aracılığıyla ailelere "Lütfen çocuklarınıza Kur’an ve Siyer derslerini seçtirin" çağrıları yapıldı.

  • Vaizlerin Yönlendirmesi: 4 bine yakın vaiz, her dönem başında cami cemaatini çocuklarını bu derslere yönlendirmeleri konusunda uyardı.

Ali Erbaş’ın paylaştığı bu istatistikler; dini bizzat yaşamayanların dinin öncülüğünü yapamayacağını ve dindar bir neslin ancak dini hakkıyla yaşayan bireyler aracılığıyla inşa edilebileceğini açıkça kanıtlamıştır. Bu tablo, dinin sadece müfredatlarla öğretilen bir "konu" değil, hayatın içinde temsil edilen bir "yaşam pratiği" olması gerektiğini; aksi halde samimiyetten uzak ve işlevsiz bir söylemin yeni nesil tarafından kabul görmediğini ortaya koymaktadır.

"İstediğimiz Sonuca Ulaşamadık"

Yürütülen tüm bu kampanyalara, vaazlara ve hutbelere rağmen sahadaki karşılığın beklentilerin çok uzağında kaldığını belirten Ali Erbaş, "İstediğimiz kadar seçilmiyor" diyerek durumu özetledi. Erbaş’ın açıklamaları, ailelerin ve öğrencilerin akademik öncelikler veya farklı yönelimler nedeniyle dini içerikli seçmeli derslerden uzaklaştığını, dini kurumların bu konudaki telkinlerinin etkisinin ise sınırlı kaldığını ortaya koydu. Ali Erbaş’ın açıklamaları; yaşanmayan ve sadece belirli odaklar için "kullanışlı" hale getirilen bir dinin, ne toplumsal sorunlara çözüm üretebildiğini ne de bireyler tarafından bir tercih nedeni olabildiğini açıkça gözler önüne sermiştir.