Avrupa Birliği’nin demografik yapısına ilişkin Eurostat projeksiyonları, uzun vadede önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Buna göre AB nüfusu 2029 yılında yaklaşık 453 milyon kişiyle en yüksek seviyesine ulaşacak.
Bu zirvenin ardından nüfusun kademeli olarak gerilemeye başlayacağı ve 2100 yılına gelindiğinde yaklaşık 53 milyon kişilik bir azalma yaşanacağı öngörülüyor. Böylece toplam nüfusun 400 milyonun altına inmesi bekleniyor.
Nüfus artışının yavaşlamasında en belirleyici faktör olarak düşük doğurganlık oranları öne çıkıyor. Avrupa genelinde kadın başına ortalama 1,3 doğum seviyesinde kalan oran, nüfusun kendini yenileme eşiğinin altında kalmaya devam ediyor.
Demografik değişim yalnızca toplam sayıyı değil, yaş yapısını da derinden etkiliyor. Çalışma çağındaki nüfusun payı azalırken, yaşlı nüfusun giderek arttığı bir tablo ortaya çıkıyor.
Özellikle 80 yaş ve üzeri grubun oranının belirgin şekilde yükselerek yüzde 16 seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Buna karşılık genç nüfusun toplam içindeki payında düşüş bekleniyor.
Uzmanlara göre bu değişim, Avrupa’da sosyal güvenlik sistemleri üzerinde giderek artan bir baskı oluşturuyor. Daha az çalışan nüfusun daha fazla emekliyi finanse etmesi, emeklilik ve sağlık sistemlerinde sürdürülebilirlik tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Göç hareketleri bazı ülkelerde nüfus dengesini kısmen desteklese de, genel tabloyu tersine çevirmek için yeterli görülmüyor. Uzmanlar, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde Avrupa’nın ekonomik ve sosyal yapısında önemli dönüşümlerin yaşanacağını belirtiyor.