İşgalci İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Gazze Şeridi’ndeki saldırılara ilişkin açıklamaları Avrupa’da yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ben-Gvir’in Gazze’de her gece onlarca Filistinlinin öldürülmesi gerektiğini savunan ve bölgenin yeniden yerleşime açılmasını isteyen sözleri, özellikle Almanya’da siyasi çevrelerin sert tepkisine neden oldu.
Ben-Gvir, İngiliz Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada İşgalci İsrail ordusunun Gazze’de operasyonlarını genişletmesi gerektiğini savunarak, her gece 30 ila 40 Filistinlinin öldürülmesini istedi. İsrailli bakanın sivilleri de kapsayan saldırıları savunan ifadeleri, uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından ciddi eleştirilerle karşılandı.
Almanya’dan Ben-Gvir’e yaptırım çağrısı
Ben-Gvir’in açıklamaları Almanya’da farklı siyasi çevrelerin tepkisini çekti. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) adına konuşan dış politika uzmanı Jürgen Hardt, İsrailli bakanın sözlerini “insanlık dışı” olarak nitelendirdi.
Hardt, Avrupa Birliği’nin uluslararası hukuku koruma sorumluluğuna dikkat çekerek Ben-Gvir’e yaptırım uygulanması gerektiğini savundu.
Sol Parti Milletvekili Dietmar Bartsch da Almanya hükümeti ve AB’ye çağrıda bulunarak Ben-Gvir’in açıklamalarının açık biçimde kınanmasını istedi. Bartsch ayrıca İsrailli bakanın Avrupa’ya girişinin yasaklanması gerektiğini ifade etti.
Almanya Yahudileri Merkez Konseyi de tepki gösterdi
Ben-Gvir’in açıklamalarına Almanya Yahudileri Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster’dan da tepki geldi. Schuster, İsrailli bakanın tutumunu son derece sorumsuz ve utanç verici olarak değerlendirdi.
Schuster, Ben-Gvir’in kullandığı dilin Yahudi değerleriyle bağdaşmadığını belirterek bu söylemlerin İsrail’in uluslararası alandaki itibarına zarar verdiğini vurguladı.
AB Komisyonu Sözcüsü Anita Hipper ise İsrail’in uluslararası insancıl hukuka uymak zorunda olduğunu hatırlattı. Hipper, sivillerin korunmasının her koşulda güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
Ben-Gvir’e İsrail’den de eleştiriler geliyor
İsrailli aşırı sağcı bakanın açıklamaları yalnızca Avrupa’da değil, İsrail içinde de tartışma yaratıyor. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog daha önce yerleşimci şiddetinin İsrail toplumu üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekmişti.
Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert ise Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’i sert sözlerle eleştirerek iki bakanın politikalarının İsrail’i uluslararası alanda giderek daha fazla yalnızlaştırdığını savunmuştu.
Haaretz gazetesi yazarı Gideon Levy de İsrail’de aşırı sağcı ve militarist söylemlerin artık marjinal bir çizginin ötesine geçtiğini, bu dilin ülkenin ana akım siyasetine daha fazla nüfuz ettiğini değerlendirmişti.
Avrupa’da Ben-Gvir’e yönelik baskı artıyor
Ben-Gvir’e yönelik Avrupa merkezli tepkiler son dönemde giderek güçleniyor. Slovenya, Temmuz 2025’te Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich’i “istenmeyen kişi” ilan ederek iki İsrailli bakanın ülkeye girişini yasaklamıştı.
Gazze’ye yönelik politikaları nedeniyle Ben-Gvir’e karşı farklı Avrupa ülkelerinden de diplomatik tepkiler geldi. İtalya, İspanya, Fransa, İngiltere ve Hollanda gibi ülkeler, Gazze Dayanışma Filosu operasyonu sırasında paylaşılan görüntüler ve İsrailli bakanın açıklamaları nedeniyle tepki gösterdi.
Avrupa Parlamentosu’ndan 29 milletvekili de Ben-Gvir’in Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında yaptırım listesine alınmasını talep etti.
Ben-Gvir’in son açıklamaları, İsrail hükümetinin Gazze politikalarına yönelik uluslararası baskının yeniden gündeme gelmesine neden olurken, Tel Aviv yönetiminin Avrupa’daki müttefikleriyle ilişkilerindeki gerilimin de artabileceği değerlendiriliyor.