Davos Dünya Ekonomik Forumu, bu yıl Trump'ın Grönland ve Gazze açıklamaları, Ahmet Şaran'ın katılımı ve Avrupa-ABD tansiyonuyla sıra dışı bir gündeme sahne olurken, zirvenin belki de en sarsıcı sözleri en tepedeki bir isimden geldi.
Dünyanın en büyük varlık yöneticisi olan ve yaklaşık 10 trilyon doları yöneten BlackRock'ın CEO'su Larry Fink, küresel ekonomi elitlerinin karşısına çıkarak kapitalizmin Soğuk Savaş'tan bu yana en büyük sınavıyla karşı karşıya olduğunu ilan etti. "Sistem 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi" diyen Fink, bu açıklamasıyla forumun en çok konuşulan konuşmalarından birine imza attı.
Fink'in İki Büyük Tehdit Uyarısı: Servet Uçurumu ve Yapay Zeka Tsunamisi
Milyarder patron, konuşmasında iki yakıcı tehdidin altını çizdi:
1. Sürdürülemez Servet Uçurumu: Berlin Duvarı'nın yıkılmasından bu yana yaratılan tarihi servetin, toplumsal barışı bozacak kadar küçük bir azınlıkta kaldığını vurguladı. "Bu kadar adaletsiz bir dağılımı hiçbir toplum uzun süre kaldıramaz, sonunda sistem çatırdar" uyarısı yaptı.
2. Beyaz Yakalıların Sonu: "Küreselleşme fabrika işçisini nasıl vurduysa, Yapay Zeka da şimdi aynısını ofis çalışanlarına, avukatlara, analistlere yapacak" diyerek bunun bir gelecek senaryosu değil, güncel bir gerçeklik olduğunu belirtti. Bu devrimin maliyetine de değinen Fink, Yapay Zeka'nın devasa enerji ihtiyacının yarattığı altyapı maliyetlerinin, elektrik faturaları üzerinden halka yüklendiğine dikkat çekti.
"Halkın Bu Masada Sandalyesi Yok, Ama Bedeli Ödeyecek"
Finans dünyasının bu güçlü ismi, kendi bulunduğu foruma da sert eleştiriler yöneltti: "Burada toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama asıl darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok" ifadelerini kullandı.
Tek Çözüm: "Halkı Ortağınız Yapın"
Tüm bu eleştirilerin ardından Fink, çıkış yolunu da gösterdi: "Halkı büyümenin sadece 'kurbanı' veya 'seyircisi' olmaktan çıkarıp, bu yeni zenginliğin ortağı haline getirmek zorundayız" çağrısında bulundu. Aksi takdirde, adaletsizliğin yarattığı öfkenin tüm dünyayı saracağı mesajını verdi.
Bu açıklamalar, küresel ekonominin zirvesindeki bir ismin, mevcut düzenin sürdürülemez olduğunu itiraf etmesi ve Batı ekonomik modeline yönelik sistem içinden gelen en ciddi eleştirilerden biri olarak yorumlanıyor.