BM'de Tarihi İddianame: "ABD ve İsrail Soykırım Yapıyor, Minab'daki Katliam Tesadüf Değil!"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda ABD ve işgalci İsrail'in 27 gündür sürdürdüğü sivil katliamları ve insanlık suçlarını tüm dünyanın yüzüne vurdu. Diplomasi masasını deviren emperyalist kibrin, Minab'daki Şecere Tayyiba İlkokulu'nda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmeni bilinçli olarak katlettiğini belirten Arakçi; "Ellerindeki en gelişmiş teknolojilere rağmen okulları, hastaneleri ve su arıtma tesislerini vuruyorlar. Bu bir savaş değil, apaçık bir soykırımdır. Zulme sessiz kalmak kimseye güvenlik getirmez!" diyerek küresel vicdanı göreve çağırdı.

Eklenme Tarihi: 27 Mar 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 27 Mar 2026
BM'de Tarihi İddianame: "ABD ve İsrail Soykırım Yapıyor, Minab'daki Katliam Tesadüf Değil!"

​Nükleer silahlı iki terör aygıtı olan ABD ve İsrail'in, İran halkına dayattığı gayrimeşru ve acımasız savaş, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda tarihi bir yüzleşmeye sahne oldu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, uluslararası topluma seslenerek Batı'nın iki yüzlülüğünü, bozulan diplomasi masasını ve sivilleri doğrudan hedef alan sistematik devlet terörünü sarsıcı verilerle ifşa etti.

​Diplomasiye İhanet: "Masayı Devirdiler"

Krizin arka planına ışık tutan Arakçi, ABD'nin niyetinin asla barış olmadığını vurguladı. 28 Şubat'ta (9 İsfend) İran ve ABD'nin nükleer programa dair iddiaları çözmek üzere diplomatik bir süreç içindeyken bu saldırgan savaşın başlatıldığını hatırlatan Dışişleri Bakanı, "Dokuz ay içinde ikinci kez müzakere masasını devirerek diplomasiye ihanet ettiler. Ülkemiz şu an iki nükleer silahlı rejimin dayattığı yasadışı bir savaşın ortasındadır" ifadelerini kullandı.

​Minab Katliamı: 175 Şehit ve Önceden Planlanmış Vahşet

Arakçi'nin konuşmasındaki en kan donduran bölüm ise, İran'ın güneyindeki Minab şehrinde bulunan "Şecere Tayyiba" ilkokuluna yönelik düzenlenen hava saldırısıydı. Saldırıyı "yüzeyin altındaki devasa bir buzdağının sadece görünen ucu" olarak nitelendiren Arakçi, şu çarpıcı gerçeği dile getirdi:

​"175'ten fazla öğrenci ve öğretmenin kasıtlı ve vahşi bir şekilde katledildiği bu olay, ne basit bir kaza ne de bir yanlış hesaplamaydı. En gelişmiş askeri ve veri sistemlerine sahip olan ABD ve İsrail'in bu okulu yanlışlıkla vurduğuna kimse inanamaz. Şecere Tayyiba okulunu hedef almak, faillerinin hesap vermesini gerektiren bir savaş suçu ve insanlığa karşı suçtur. ABD'nin çelişkili açıklamaları onları bu sorumluluktan kurtaramaz."

​Sistematik Yıkım: "600 Okul Vuruldu, Merhamet Yok Diyorlar"

Savaşın geride kalan 27 günlük ağır bilançosunu paylaşan Arakçi, hedefin direniş cephesi değil, doğrudan sivil yaşam ve medeniyetin temelleri olduğunu belirtti. "Merhamet veya af yok" çığlıklarıyla saldıran emperyalist güçlerin İran genelinde 600'den fazla okulu yıktığını veya hasara uğrattığını, binden fazla öğrenci ve öğretmenin kanına girdiğini açıkladı.

​Saldırıların okullarla sınırlı kalmadığını belirten Arakçi; hastanelerin, Kızılay yardım çalışanlarının, ambulansların, hayati su kaynaklarının ve rafinerilerin kasten hedef alındığını belirterek, "Saldırganların eylemleri ve söylemleri, niyetlerinin açıkça soykırım olduğuna dair hiçbir şüphe bırakmıyor" dedi.