İsveç'teki Uppsala Üniversitesi tarafından hazırlanan araştırma, küresel ölçekte savaş ve şiddetin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Uppsala Çatışma Veri Programı'nın (UCDP) verilerine dayanan çalışmada, 1898 ile 2025 yılları arasındaki küresel şiddet eğilimleri incelendi.
Araştırmaya göre 2025 yılı boyunca dünya genelinde 65 aktif savaş ve silahlı çatışma yaşandı. Bunların büyük bölümünü ülke içi savaşlar oluştururken, devletlerin doğrudan karşı karşıya geldiği savaşların sayısında da dikkat çekici bir artış görüldü.
Raporda, devletler arasında yaşanan doğrudan savaş ve askeri çatışmaların sayısının 8'e yükseldiği belirtildi. Bu rakamın, araştırmacıların kayıtlarına göre İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en yüksek seviyeyi temsil ettiği ifade edildi. Rusya-Ukrayna savaşı, işgalci İsrail'in Gazze ve İran'a yönelik saldırıları ve Hindistan-Pakistan hattında yaşanan gerilimler bu kapsamda değerlendirildi.
Araştırmacılar, son yıllarda bölgesel krizlerin giderek daha fazla ülkeyi doğrudan savaşın tarafı haline getirdiğine dikkat çekti. Özellikle işgalci İsrail'in Filistin, Lübnan ve İran'a yönelik saldırılarıyla genişleyen gerilim, Ortadoğu'daki istikrarsızlığın derinleşmesine yol açtı.
Çalışmada yer alan verilere göre, geçtiğimiz yıl savaşlar ve organize şiddet olaylarında yaklaşık 244 bin 600 kişi hayatını kaybetti. Bu rakamın, 1994'te yaşanan Ruanda Soykırımı'ndan bu yana kaydedilen en yüksek can kaybı olduğu belirtildi.
Araştırma, Gazze'de devam eden saldırılar ve insani felaketin gölgesinde yayımlandı. Uluslararası kuruluşların verilerine göre on binlerce Filistinli, işgalci İsrail'in saldırılarında şehit oldu. Kadınlar, çocuklar ve sivillerin hedef alındığı saldırılar nedeniyle Gazze, modern dönemin en büyük insani trajedilerinden birine sahne oldu.
Uzmanlar, küresel ölüm bilançosunun artmasında yalnızca devletler arasındaki savaşların değil, uzun süreli işgallerin, bölgesel müdahalelerin ve sivilleri hedef alan saldırıların da önemli rol oynadığına dikkat çekiyor.
Araştırmanın yazarlarından Shawn Davies, özellikle devletlerin doğrudan karşı karşıya geldiği savaşlarda belirgin bir yükseliş yaşandığını belirterek, küresel güvenlik ortamının her geçen yıl daha kırılgan hale geldiğini ifade etti.
Uluslararası barış ve güvenlik alanında önemli veri kaynaklarından biri kabul edilen araştırma, Peace Research dergisinde yayımlandı.