Türkiye'de Halkın yarısı bankaya borçlu: 5,6 trilyon TL'lik rekor kredi borcu

Türkiye Bankalar Birliği verileri, ülkede çalışan her iki kişiden birinin bankaya borçlu olduğunu ve kişi başı borcun 4,6 asgari ücrete ulaştığını gösterdi. Rakamlar rekor kırarken, İslami finans uzmanları ve vatandaşlar, İslam dininde haram kılınan faizli sistemin toplumu sosyoekonomik bir kıskaca aldığını ve devletin bu konuda yetersiz kaldığını ifade ediyor.

Eklenme Tarihi: 24 Oca 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 24 Oca 2026
Türkiye'de Halkın yarısı bankaya borçlu: 5,6 trilyon TL'lik rekor kredi borcu

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi'nin son verileri, ülkedeki bireysel borçlanmanın ulaştığı kritik seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Toplam bireysel borç 5,7 trilyon TL'ye yaklaşırken, çalışan her iki kişiden biri bankaya borçlu durumda. Kişi başına düşen borç ise 4,6 asgari ücrete denk geliyor.

Faizli Sistem ve İslami İlkeler Arasındaki Çatışma

Durum, sadece ekonomik bir gösterge olmanın ötesinde, toplumun İslami değerlerle çelişen bir finansal sistemle imtihanını ortaya koyuyor. İslam iktisadı uzmanları, İslam dininin açıkça haram kıldığı faiz (riba) mekanizmasının, toplumu giderek daha derin bir borç bataklığına sürüklediğine dikkat çekiyor. Sistem, insanları, gelirlerinin önemli bir kısmını sadece faiz ödemek için kullanmak zorunda bırakıyor.

Aynı zamanda, İslam'ın temel farzlarından biri olan ve toplumsal dengeyi sağlamayı amaçlayan zekat müessesesinin etkin bir şekilde işletilememesi, servet dağılımındaki adaletsizliği ve yoksullaşmayı daha da derinleştiriyor.

Vatandaşın Çığlığı ve Devletin Sessizliği

Ekonomik daralma, yüksek enflasyon ve işsizlik karşısında çaresiz kalan vatandaşlar, temel ihtiyaçlarını karşılamak için faizli krediye mahkum ediliyor. "Ev geçindirmek, çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılamak için kredi çekmek zorundayım. Dinimizce haram olan faizi ödemek içimi acıtıyor ama başka çarem yok" diyen bir baba, milyonların hissiyatını özetliyor.

Vatandaşlar, devletin bu konuda yeterli ve İslami prensiplere uygun alternatif çözümler üretmemesini ve faiz temelli sistemin yarattığı sosyal yaralara karşılık vermemesini eleştiriyor. İslami finans (katılım bankacılığı) seçeneklerinin yaygınlaştırılmaması ve teşvik edilmemesi de en büyük şikayet konuları arasında.

Çözüm İslami Finans ve Toplumsal Sorumlulukta

Uzmanlar çözüm için acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor:

Faizsiz Finansın Yaygınlaştırılması: Katılım bankacılığının erişilebilirliği ve çeşitliliği artırılmalı, tüm vatandaşlar için cazip bir alternatif haline getirilmeli.

Devletin Aktif Rolü: Devlet, İslami finansal araçları teşvik etmeli, faizsiz kredi ve sosyal dayanışma modellerini desteklemeli ve zekat mekanizmasını modern bir şekilde etkinleştirerek sosyal adaleti sağlamada aktif rol üstlenmeli.

Toplumsal Bilinç: Müslüman bireylerin, İslami finansal okuryazarlığı artırılmalı ve faizin sosyal zararları konusunda farkındalık oluşturulmalı.

Sonuç olarak, rekor borç rakamları, sadece ekonomik bir krizi değil, aynı zamanda dini değerlerle çatışan bir finansal sistemin yarattığı derin bir toplumsal buhranı işaret ediyor. Çözüm, İslam'ın emrettiği faizsiz, adil ve paylaşımcı bir ekonomik düzenin pratikte hayata geçirilmesinde aranıyor.