İran yönetimi, ABD ile artan gerilimde yeni bir caydırıcılık stratejisini devreye soktu. İran liderine yakın isimlerden Ali Ekber Velayeti, yaptığı açıklamada sadece Hürmüz Boğazı'nın değil, Babülmendeb Boğazı'nın da kapatılabileceğini duyurdu. Velayeti, "Direniş Cephesi'nin komuta merkezi Babülmendeb'i Hürmüz gibi görüyor" ifadelerini kullandı.
İki boğaz, tek risk
Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın yanı sıra, Kızıldeniz üzerinden Avrupa-Asya ticaretinin ana kapısı konumundaki Babülmendeb Boğazı'nın da kapanması halinde küresel ekonomi için en kötü senaryolardan biri gerçekleşmiş olacak.
Uzmanlara göre iki boğazın aynı anda devre dışı kalması durumunda:
• Küresel petrol arzında yüzde 35-40 oranında kritik kayıp yaşanabilir
• Petrol fiyatları varil başına 150-200 dolar seviyelerine yükselebilir
• Konteyner taşımacılığında navlun fiyatları yüzde 300-500 artabilir
• Teslimat sürelerine 10-15 gün eklenebilir
• Küresel gıda fiyatlarında yıllık yüzde 15-20 ek enflasyon görülebilir
Trump'tan yeni tehditler
ABD Başkanı Donald Trump ise İran'a yönelik tehditlerini sürdürdü. Trump, İran'ın geri adım atmaması halinde enerji altyapısını hedef alabileceklerini ve köprüler ile elektrik santrallerinin sıradaki hedefler arasında olduğunu ifade etti. Trump'ın kullandığı sert dil, diplomatik çözüm ihtimalinin giderek zayıfladığı yorumlarına neden oldu.
Küresel ekonomi için risk büyüyor
Uzmanlar, Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarının eş zamanlı olarak kapanmasının modern küresel ekonomi için en büyük tehditlerden biri olduğunu vurguluyor. Böyle bir senaryoda sadece enerji piyasaları değil, otomotivden teknolojiye kadar tüm üretim zincirlerinin "tam zamanında üretim" (just-in-time) modeli nedeniyle ciddi şekilde etkilenebileceği belirtiliyor.
İran'ın bu çıkışı, savaşın artık sadece bölgesel bir askeri kriz olmadığını, aynı zamanda küresel ekonomik dengeleri sarsabilecek çok boyutlu bir tehdit haline geldiğini gözler önüne seriyor.