İsrail güvenlik kabinesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı kapsamında oluşturulanUluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye girişineonay verdi. Alınan kararla birlikte gücünGazze'nin güneyindeki Refah kenti yakınlarında karargâh kurmasının da önü açıldı.
Kabinede yapılan oylamada karar kabul edilirken, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir plana karşı çıkan tek isim oldu. Ben-Gvir, Hamas'ınGazze'nin silahsızlandırılması konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini savunarak planın uygulanmasına karşı çıktı.
Ben-Gvir'den plana itiraz
İsrail basınında yer alan bilgilere göre Ben-Gvir, Gazze'de güvenlik koşullarının oluşmadığını öne sürerek mevcut süreçte uluslararası gücün konuşlandırılmasının doğru olmadığını dile getirdi. Ayrıca Gazze'deki çözümün göçü teşvik eden politikalarla sağlanabileceğini savundu.
Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise söz konusu girişimin uluslararası destek taşıdığına dikkat çekerek, planın başarıya ulaşıp ulaşmayacağının zamanla görüleceğini ancak İsrail'in süreci engelleyen taraf olmaması gerektiğini ifade etti.
Refah'ta yeni merkez kurulacak
Güvenlik kabinesinin onayıyla birlikte Uluslararasıİstikrar Gücü'nün Gazze'nin güneyindeki Refah bölgesinde operasyon merkezi kurabilmesininönü açıldı. Gücün, geçiş döneminde güvenliğin sağlanması ve sivil yönetimin desteklenmesi amacıyla faaliyet göstermesi planlanıyor.
Gazze Planı'nın bir parçası
Uluslararası İstikrar Gücü, Beyaz Saray tarafındanonaylanan Gazze Planı'nın önemli unsurlarındanbiri olarak öne çıkıyor. Plan kapsamında Barış Konseyi, Gazze Yürütme Konseyi veteknokratlardan oluşan Gazze Yönetimi UlusalKomitesi gibi geçiş dönemi yönetim mekanizmalarının oluşturulması hedefleniyor.
Planın ilk aşamasında Barış Konseyi'nin Washington'da toplandığı açıklanırken, ikinci aşamada ise Uluslararası İstikrar Gücü'nün sahada görev üstlenmesi öngörülüyor.
Öte yandan Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze'de yaşanan çatışmaların ardından bölgenin yeniden inşası için yaklaşık 70 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyuluyor. Çatışmalarda on binlerce kişinin hayatını kaybettiği, yüz binlerce kişinin yaralandığı ve sivil altyapının büyük bölümünün kullanılamaz hale geldiği belirtiliyor.