İşgalci İsrail’de İran Lehine Casusluk Depremi: 37 Vaka, Haredi Yahudiler de Şüpheli Listesinde

İşgalci İsrail güvenlik birimleri, 7 Ekim 2023’ten bu yana İran adına yürütülen 37 ayrı casusluk faaliyetini ortaya çıkardı. Şüpheliler arasında Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudilerin bulunması ülkede büyük tartışma yarattı.

Eklenme Tarihi: 09 Şub 2026
1 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 09 Şub 2026
İşgalci İsrail’de İran Lehine Casusluk Depremi: 37 Vaka, Haredi Yahudiler de Şüpheli Listesinde

İsrail’de savaşın başlamasından bu yana İran lehine casusluk yaptığı tespit edilen 37 ayrı dosyanın deşifre edildiğiaçıklandı. Güvenlik kaynaklarının paylaştığı bilgilere göre, bu vakalar yalnızca istihbarat tehdidi değil, aynı zamanda İsrail iç siyasetinde ve toplumsal dengelerde ciddi bir kırılmaya işaret ediyor.

Dosyalarda yer alan şüpheliler arasında 5 Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudi’nin bulunması, kamuoyunda dikkatleri bu kapalı dini topluluğa çevirdi. Şüphelilerin; askeri üslerin fotoğraflanması, üst düzey devlet yetkililerinin konutlarının görüntülenmesi, provokatif sloganlar yazılması ve kritik güvenlik bilgilerinin İran’a aktarılması gibi faaliyetlerde bulunduğu bildirildi.

Geçtiğimiz Perşembe günü Kudüs Bölge Mahkemesi, İran adına casusluk yaptığı belirlenen bir İsrail vatandaşını 3 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ancak İsrail Başsavcılığı, bu tür cezaların yetersiz caydırıcılığa sahip olduğunu savunarak, yalnızca yakalamanın değil, daha ağır yaptırımların uygulanması gerektiğini vurguladı.

Casusluk krizinin, bölgesel gerilimin zirve yaptığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. Geçtiğimiz Haziran ayında İsrail’in, İran’daki nükleer ve askeri tesisleri hedef alan ve 12 gün süren operasyonları, Tahran yönetimine göre 600’den fazla kişinin ölümüne yol açmıştı. İran ise bu saldırılara, İsrail’deki stratejik noktaları balistik füzeler ve İHA’larla hedef alarak karşılık vermişti.

Uzmanlara göre, artan casusluk vakaları İsrail’in iç güvenlik mimarisinde ciddi zaaflar bulunduğunu gösterirken, özellikle Haredi topluluğunun adının bu dosyalara karışması, ülke içinde yeni bir siyasi ve toplumsal gerilim hattıoluşturabilir.