"İğneyi Biz Yaparız" Diyen Doktorlar
Knesset’teki oturumda tansiyonu yükselten açıklama, Bakan Ben-Gvir’in elindeki "gönüllü listesini" açıklamasıyla geldi. İsrail Tıp Sendikası’nın etik ilkeler gereği "bu sürece hiçbir şekilde dahil olmayacağız" yönündeki restini hatırlatan eleştirilere yanıt veren işgalci Ben-Gvir, şu ifadeleri kullandı:
"Sendika ne derse desin, 100’den fazla doktor bizzat bana başvurarak, 'Ölüm cezasının infazına gönüllü olarak katılacağız, iğneyi biz yapacağız' dedi."
Bu iddia, hekimliğin temel taşı olan "yaşatmak" ilkesinin, aşırı sağcı ideoloji karşısında nasıl bir intikam aracına dönüştürülmeye çalışıldığını ortaya koydu.
Meclis'te "Hamas" ve "Cinayet" Kavgası
Oturum sırasında Zulat Eşitlik ve İnsan Hakları Enstitüsü Başkanı Einat Ovadia, işgalci Ben-Gvir’e sert bir tepki gösterdi. Ovadia, tasarının bir adalet arayışı değil, "cinayet" olduğunu belirterek şunları söyledi: "İdam cezası bir ceza değil, cinayettir. Güvenlik ve caydırıcılık konusunda tavsiye alınacak son kişi sizsiniz."
Eleştirileri "katil destekçiliği" olarak nitelendiren işgalci Ben-Gvir, Ovadia’ya "Utanın, siz Hamas’ı destekliyorsunuz" diyerek bağırdı.
Zehirli İğne ve 90 Günlük İnfaz Süreci
Meclis’te ilk okuması onaylanan ve nihai yasalaşma süreci devam eden tasarının detayları, infaz sisteminin nasıl işleyeceğini de netleştiriyor:
- Hedef: Bir Yahudi’nin öldürülmesi olayına karıştığı kanıtlanan Filistinli mahkumlar.
- Yöntem: İdamlar "zehirli iğne" yöntemiyle gerçekleştirilecek.
- Süre: Karar kesinleştikten sonraki 90 gün içinde infazın yapılması zorunlu olacak.
İç İstihbarat Şin-Bet Tasarıya Arka mı Çıkıyor?
Ben-Gvir, oturumda bir başka çarpıcı iddiayı daha gündeme getirdi. İşgalci İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet'in de idam tasarısını desteklediğini ve bunun "caydırıcılığı artıracağına" inandığını savundu. Ancak güvenlik bürokrasisinden bu iddiaya dair henüz resmi bir teyit gelmedi.
Tıp Etiği Ayaklar Altında
Evrensel tıp etiğinin "Önce zarar verme" ilkesi, işgalci İsrail'deki bu gelişmeyle tarihin en büyük sınavlarından birini veriyor. Beyaz önlüklerini cellat cübbesiyle değiştirmeye hazır olduğunu söyleyen 100 doktorun varlığı, işgalci İsrail toplumundaki radikalleşmenin ve "sivil-asker ayrımının kalmadığı" iddialarının yeni bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.