"Bu Uçuşta Yol Arkadaşlarım": 168 Şehidin Sessiz Çığlığı
Kalibaf, X hesabı üzerinden paylaştığı fotoğrafla, ıçaktaki boş koltukları okul çantaları, kırmızı güller ve çoğunluğu çocuk olan 168 şehidin fotoğraflarıyla donattı. ABD heyeti ile gerçekleştirecekleri zirve öncesinde Washington heyetine yönelik en sert psikolojik hamle olarak kaydedildi.
"Bu uçuşta yol arkadaşlarım... #Minab168"
Kalibaf'ın bu paylaşımı, sadece bir anma değil; masada ABD’nin bölgedeki askeri varlığının ve sivil katliamlarının bir "savaş suçu" olarak tescillenmesi yönündeki kararlılığını gösteriyor.
Minab Katliamı: Okul Sığınakları Bile Hedef Olmuştu
Şubat 2026’da İran’ın güneyindeki Minab kentinde yaşanan facia, uluslararası kamuoyunda "modern tarihin en büyük sivil katliamlarından biri" olarak kayda geçmişti. Görgü tanıklarının ifadeleri, ilk füzenin ardından sığınaklara kaçan çocukları hedef alan ikinci füzenin sivil şehit sayısını bir trajediye dönüştürdüğünü kanıtladı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü: "Bu Bir Savaş Suçu"
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Minab raporu, saldırının sivil bir eğitim kurumuna yapıldığını ve doğrudan çocukları hedef aldığını tescilleyerek, olayın uluslararası ceza mahkemelerinde "savaş suçu" olarak soruşturulması gerektiğini duyurmuştu. Kalibaf, bu raporu ve şehit çocukların hatırasını yarın JD Vance’in tam karşısına, müzakere masasına taşıyor.
İslamabad Zirvesi: Gerilim En Üst Seviyede
Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş krizinden kalıcı ateşkese kadar hayati başlıkların ele alınacağı zirve, bu ağır atmosfer altında başlıyor. Siyasi analistler, Kalibaf’ın uçağından gelen bu mesajın ABD heyeti üzerinde ciddi bir diplomatik baskı oluşturacağını ve masada "adalet" talebinin her şeyin önüne geçeceğini vurguluyor.
Masadaki Bazı Başlıklar
-
Tazminat ve Kan Bedeli: İran tarafı, Minab başta olmak üzere tüm sivil şehitler için ağır bir savaş tazminatı talep ediyor.
-
Hürmüz Boğazı Protokolü: Enerji arzının güvenliği, ABD’nin bölgedeki askeri müdahalelerinden vazgeçmesi şartına bağlanıyor.
-
Sürekli Ateşkes: 14 günlük sürenin kalıcı hale gelmesi için Washington’ın "güven artırıcı" somut adımlar atması bekleniyor.