Mekke’nin Fethi Ne Zaman? 2026 Mekke’nin Fethi’nin Kaçıncı Yılı ve Tarihçesi

İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Mekke'nin Fethi'nin 1396. yıl dönümü idrak ediliyor. Vatandaşlar "Mekke'nin Fethi ne zaman, hangi gün?" sorusuna yanıt arıyor. Mekke’nin Fethi 31 Aralık mı, 1 Ocak mı? sorusu da bu bağlamda merak ediliyor İşte Mekke’nin Fethi’nin tarihi, kısa özeti ve önemi.

Eklenme Tarihi: 09 Oca 2026
4 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 09 Oca 2026
Mekke’nin Fethi Ne Zaman? 2026 Mekke’nin Fethi’nin Kaçıncı Yılı ve Tarihçesi

Mekke’nin fethi ne zaman gerçekleşti? (31 Aralık - 11 Ocak)

Tarihi kaynakların aktardığına göre Mekke’nin Fethi, hicri takvim esas alınırsa hicretin 8. Yılında Ramazan ayında gerçekleşmiştir. Miladi takvim açısından bakıldığında ise Mekke’nin Fethi 11 Ocak 630 yılında gerçekleşmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) yaklaşık 10 bin kişilik İslam ordusu dört koldan Mekke’ye girdi.

Mekke'nin Fethi 31 Aralık mı, 11 Ocak mı? Tarih Tartışmasının Nedeni

Mekke’nin Fethi tarihsel olarak miladî takvime göre 11 Ocak 630’da gerçekleşmiş olmasına rağmen, Türkiye’de son yıllarda Mekke'nin Fethi, yılbaşı dönemiyle sembolik bir ilişki kurularak anılmaktadır. Bu kapsamda 31 Aralık ve 1 Ocak tarihlerinde Mekke'nin Fethi programları düzenlenmektedir. Bunun temel sebebi, fetih tarihinin sembolik olarak yaklaşık on gün öne çekilerek yılbaşı gecesindeki eğlence kültürüne karşı manevi bir alternatif sunmak ve bu zamanı anlamlı bir şekilde değerlendirme düşüncesidir.

Bu durum, toplumda zaman zaman “Mekke’nin Fethi 1 Ocak’ta mı gerçekleşti?” şeklinde bir kafa karışıklığına yol açmaktadır. Oysa tarihsel gerçeklikte Mekk'nin Fethi, miladî takvime göre 11 Ocak 630 tarihinde vuku bulmuştur; 31 Aralık ve 1 Ocak’ta yapılan anmalar ise tarihsel değil, manevi bir bakış açısıyla tercih edilmektedir.

2026 Yılı Mekke’nin Fethi’nin Kaçıncı Yıl Dönümü?

Tarihi kaynaklar Mekke’nin Fethi‘nin miladi olarak 11 Ocak 630 tarihinde gerçekleştiğini söylemektedir. Bu tarih göz önünde bulundurulduğunda ise 2026 yılı itibariyle Mekke’nin Fethi’nin 1396. yıl dönümü idrak edilmektedir.

Mekke'nin Fethi'nin Tarihçesi: Kısaca Mekke'nin Fethi Özeti

Fetih kelimesi, kapalı olanı açmak anlamına gelir. İslam’daki fetih anlayışı ise toprak kazanmaktan ziyade, insanların akıl ve gönüllerini hakikate kapatan engelleri ortadan kaldırmayı hedefler. Amaç, ilahî mesajın insanlara ulaşmasının önünü açmaktır.

Rasulullah (sav), vahyin ilk dönemlerinde, doğup büyüdüğü şehirden bir gün çıkarılacağını öğrenmişti. Zorlu günlerin haber verildiği bu süreçte, geleceğe dair umut veren müjdeler de vardı. Bunlardan biri, Mekke’nin bir gün kendisine helal kılınacağını bildiren ayetti. Bu ayet, yıllar öncesinden Mekke'nin Fethine kapı aralamıştır.

Mekkeli müşriklerin bitmek bilmeyen baskıları karşısında Müslümanlar hicrete mecbur kaldı. Medine’ye göç eden müminlerin ardından Rasulullah (sav) da Mekke’den ayrılırken büyük bir hüzün yaşamış, şehrine duyduğu sevgiyi gözyaşlarıyla dile getirmişti. “Ey şehir! Senden çıkarılmasaydım, vallahi seni asla terk etmezdim” demişti.

Mekke’nin Fethine giden sürecin en önemli dönüm noktalarından biri Hudeybiye Antlaşması oldu. Görünüşte ağır şartlar içerse de bu antlaşma, aslında fethin kapısını aralayan bir gelişmeydi. Ardından Hayber kontrol altına alınmış, Bizans’a karşı Mu’te’de güç gösterisi yapılmıştı. İslam artık durdurulamaz bir kuvvet haline gelmişti.

Buna rağmen Kâbe’nin ve Mekke’nin hâlâ müşriklerin elinde olması, Rasulullah’ın ve Müslümanların yüreğini yaralıyordu. Ayrıca Mekke’de şirkin hâkimiyeti, çevre kabilelerin İslam’a girmesine de engel teşkil ediyordu. Ancak Hudeybiye Antlaşması gereği savaşmak mümkün değildi; Rasulullah (sav) ahde vefadan asla taviz vermiyordu. Dolasıyla Mekke'nin Fethi bir müddet daha gecikmişti.

Antlaşmanın kabilelere tanıdığı serbestlik sonucunda Huzaa kabilesi Müslümanlarla, Benî Bekr ise Mekkelilerle ittifak kurmuştu. Aralarındaki eski düşmanlık yeniden alevlendi ve Benî Bekr, Kureyş’in de desteğiyle Huzaa’ya saldırarak birçok kişiyi öldürdü. Bu saldırı, Hudeybiye Antlaşması’nın açık bir ihlaliydi.

Bunun üzerine Huzaa kabilesi Rasulullah’tan yardım istedi. Peygamberimiz (sav) bu talebi kabul etti ve böylece Mekke’nin fethinin yolu açılmış oldu. Fetih hazırlıkları büyük bir gizlilikle yürütüldü; hedef, kan dökülmeden Mekke’ye girmekti.

Nihayet Mekke fethedildi. Rasulullah (sav) şehre bir fatih gururuyla değil, zaferin yalnızca Allah’tan olduğunu bilen bir kul tevazusuyla girdi. Kendisi hakkında hüküm bekleyen Mekkelilere ise şu sözlerle seslendi: “Bugün size kınama yok. Hepiniz serbestsiniz.”

Mekke'nin Fethi'nin İslam Dünyası İçin Önemi ve Sonuçları

Mekke toprakları, içerisinde Allah’a kulluk amacı ile inşa edilen ilk mescit olan Kâbeyi barındırması sebebi ile İslam tarihinde ayrı bir konuma sahiptir. Kur’an-ı Kerim’de Mekke farklı isimlerle geçmektedir. Bunlardan bazıları ise şunlardır: Bekke, karye, meâd, el-beledü’l-emîn ve el-beled. Yine Kur’an’da Mekke, şehirlerin anası anlamına gelen “ümmülkurâ” tabiri ile anılmış, Kâbe ve çevresinin her türlü saldırıdan korunmuş güvenli bir bölge (harem) olduğu vurgulanmıştır.

Mekke’nin önemli olmasının bir sebebi ise Peygamber Efendimiz’in (sav) Mekke topraklarında doğmuş büyümüş ve yine bu topraklarda yaşarken kendisine risalet görevi verilmiş olmasıdır.

Mekke’nin Fethi ile Peygamberimiz (sav) gönülleri fethederek Mekke halkının akın akın İslam’a girmesine vesile olmuştur.

Kabe putlardan Mekke’nin Fethi ile arındırılmış, Mekke’de hâkim olan şirk düzeni kaldırılmıştır.

Mekke'nin Fethinden Sonra Peygamberimizin Yaptıkları | İslam ve İhsan

Alparslan Kuytul Hoca'dan Mekke'nin Fethi'ni dinlmek için tıklayınız.