12 Ülkeden Tek Ses: İran’a "Meşru Tedbir" Tehdidi
Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır'ın da aralarında olduğu devletlerin imza attığı bildiride, İran’ın Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, Ürdün ve Türkiye’ye yönelik balistik füze ve İHA saldırıları "hiçbir bahanesi olmayan suçlar" olarak tanımlandı. Katılımcı ülkeler, İran’ın saldırılarını durdurmak için "gerekli meşru tedbirlerin alınması" konusunda mutabık kalarak Tahran’ı açıkça uyardı.
İronik Tablo: İşgalci İsrail ve ABD’ye "Kınama", İran’a "Ultimatom"
Zirvenin en çok tartışılan noktası, bölgedeki sivil katliamların ve hukuksuz işgalin baş faili olan işgalci İsrail ile ona sınırsız destek veren ABD’ye yönelik takınılan tavır oldu. Bildiride dikkat çeken çelişkiler şunlar:
-
İran'a Şartlı Muhtıra: İran’dan milisleri desteklemeyi bırakması ve Hürmüz Boğazı’nı açık tutması "şartsız" talep edilirken, bu eylemler bölgesel güvenliğe en büyük tehdit olarak kodlandı.
-
İşgalci İsrail’e "Yumuşak" Eleştiri: İsrail'in Lübnan’daki yayılmacı politikası "kınandı" ancak İran’a karşı kullanılan "meşru tedbir alacağız" şeklindeki askeri/diplomatik tehdit dili işgalci rejim için kullanılmadı.
-
ABD Sessizliği: Bölgedeki saldırıları bizzat yöneten ve finanse eden ABD’nin ismi, kınama metinlerinde dahi geçirilmedi.
Deniz Yolları ve BMGK 2817 Sayılı Karar
Bildiride, İran’ın küresel ticareti tehdit ettiği iddia edilen hamlelerine karşı BMGK’nın 2817 sayılı kararına uyması gerektiği sert bir dille hatırlatıldı. Özellikle Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mandeb’deki seyrüsefer güvenliğinin "kırmızı çizgi" olduğu vurgulanarak, İran’ın bu stratejik noktaları kapatma tehdidinden vazgeçmesi istendi.