İsmi açıklanmayan üst düzey bir Suudi yetkili, ABD'nin İran saldırıları sırasında Körfez ülkelerini savunmasız bıraktığını söyledi. Yetkili, Washington yönetiminin bölgedeki tüm hava savunma kapasitesini işgalci İsrail'e yönelttiğini ve bu nedenle Suudi Arabistan ile diğer Körfez ülkelerinin İran füze ve insansız hava araçlarına karşı korumasız kaldığını belirtti. "ABD Bizi Terk Etti"
Suudi yetkili, "ABD bizi terk etti" ifadesini kullanarak Washington'ın müttefiklik anlayışını eleştirdi. Yetkiliye göre Amerikan yönetimi, işgalci İsrail'in güvenliğini Müslüman Körfez ülkelerinin güvenliğinden daha öncelikli görüyor. Bu durum, bölgesel dengeleri bozarken Körfez ülkelerini stratejik bir açmazla baş başa bıraktı. Müslümanın Dostu Gayrimüslim Olmaz
Yaşanan bu gelişme, Müslüman ülkelerin gayrimüslim müttefiklere güvenmemesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Tarih boyunca defalarca tecrübe edildiği gibi, gayrimüslim güçler kendi çıkarları söz konusu olduğunda Müslüman müttefiklerini yalnız bırakmaktan çekinmiyor. ABD'nin Körfez ülkelerini İran tehdidine karşı korumasız bırakıp tüm imkanlarını işgalci İsrail'e seferber etmesi, "müminler ancak kardeştir" ilkesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlattı. İran İse Kardeşlik Hukukunu Gözetiyor
Öte yandan İran, saldırılarında Müslüman kardeşlik hukukunu gözeterek, Körfez ülkelerindeki sivil yerleşimleri hedef almaktan özenle kaçındı. İran'ın füze saldırıları, doğrudan ABD üsleri ve işgalci İsrail hedeflerine yönelikti. Buna rağmen ABD'nin baskısıyla hareket eden bazı Körfez ülkeleri, İran füzelerini düşürerek Müslüman kardeşlerine karşı tavır aldı.
Körfez Ülkeleri Yeni Arayışlara Yönelebilir Riyad yönetimi, Washington'dan somut güvenceler ve sistemsel destek talep ediyor. Ancak ABD'nin Körfez ülkelerini yalnız bırakan bu tutumu karşısında, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinin bölgesel güvenlik mimarisinde yeni arayışlara yönelmesi bekleniyor.
Sonuç
Yaşananlar, Müslüman ülkeler için önemli bir ibret vesikası niteliği taşıyor. Gayrimüslim güçlerle yapılan ittifaklar, Müslümanların aleyhine döndüğünde bu güçlerin Müslüman müttefiklerini korumak bir yana, onları açıkça hedef haline getirebileceğini gösteriyor. Müslüman ülkelerin birbirine kenetlenmesi ve kardeşlik hukukunu gözetmesi, bölgesel güvenliğin tesisi için hayati önem taşıyor.