ABD ve İran arasında aylardır devam eden gerilim ve çatışma ortamında, Washington yönetiminin yeni bir taktiksel dönemece girdiği belirtiliyor. The Atlantic dergisinde yayımlanan analize göre; Donald Trump yönetimi, İran'a yönelik yoğun diplomatik girişimleri ve geniş çaplı askeri saldırıları şimdilik rafa kaldırarak, ekonomik baskının sonuç vermesini bekleyeceği "bekle ve gör" stratejisine geçiş yaptı.
Hedef Ekonomik Çöküş ve Masaya Dönüş
Beyaz Saray'da Trump'a sunulan son veriler, yaptırımların İran ekonomisine verdiği ağır hasarı gözler önüne seriyor. Enflasyonun hızla tırmandığı, enerji gelirlerinin çakıldığı ve tarımsal üretim sorunlarının baş gösterdiği İran, Trump tarafından "tamamen iflas etmiş" bir ülke olarak nitelendiriliyor.
Hazine Bakanı Scott Bessent'in de aralarında bulunduğu bazı üst düzey yetkililer, mevcut yaptırımların ağırlaştırılması ve deniz ablukasının sürdürülmesi halinde Tahran yönetiminin müzakere masasına oturmak zorunda kalacağını savunuyor.
Tazminat Restleşmesi ve Hürmüz Çıkmazı
İran ise ABD'nin uyguladığı ağır ekonomik baskıya rağmen stratejik Hürmüz Boğazı üzerindeki taleplerinden taviz vermiyor.
- İran'ın Şartı: Tahran yönetimimi, boğazın uluslararası geçişlere yeniden açılması için ABD'nin beş aylık savaş süresince İran'a verdiği zararları tazmin etmesini talep ediyor.
- Trump'ın Yanıtı: Bu talebi kesin bir dille reddeden Trump, asıl ABD'nin geçmişte öldürülen Amerikan askerleri ve İran'ın kendi protestocularına yönelik şiddeti nedeniyle tazminat alması gerektiğini savundu.
- Umman ve Pakistan'ın arabuluculuk çabaları da bu keskin restleşme nedeniyle şu an için çıkmazda bulunuyor.
Cephane Krizi ve Bölgesel Güvenlik Zafiyeti
ABD'nin askeri seçenekleri geri plana itmesinin ardında sadece ekonomik stratejiler değil, ciddi askeri ve lojistik sorunlar da yatıyor.
- Füze Stokları Eriyor: ABD ordusunun bazı kritik mühimmat stokları, Pentagon'un hedeflediği seviyenin %20'sine kadar geriledi. Gelişmiş önleme füzelerindeki bu eksiklik, hem İran'dan gelebilecek balistik füze saldırılarına karşı Amerikan üslerini savunmasız bırakıyor hem de Asya ve Ukrayna'daki stratejik planları zora sokuyor.
- Üslere Yönelik Tehdit: Geçtiğimiz ay İran'a ait bir füzenin Ürdün'deki bir ABD üssünün hava savunma sistemlerini aşarak askerlerin kaldığı kışlada patlaması, Washington'daki endişeleri artırdı.
Ankara Zirvesinde Film Gibi Kaçış
Güvenlik endişelerinin ulaştığı boyut, Trump'ın geçtiğimiz ay Türkiye'de katıldığı NATO zirvesinde de kendini gösterdi. İddiaya göre; İran kaynaklı suikast veya saldırı tehdidi nedeniyle olağan dışı güvenlik önlemleri devredeydi. Trump, Ankara'da standart Air Force One uçağına bindikten sonra, gizlice bir ikram aracıyla başka bir askeri uçağa transfer edilerek Türkiye'den ayrıldı.