İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, bu dönemin meteorolojide belirli tarihlere sahip resmi bir olay olmadığını, takvimlerde "31 Temmuz-7 Ağustos" veya "1-8 Ağustos" olarak yer aldığını ve "en sıcak günler" anlamına geldiğini belirtti.
Bölgesel Etkiler: Güneydoğu'da Sıcaklık, İstanbul'da Nem
Sıcak hava dalgasının doğuya Arap Yarımadası'ndan, batıya ise Afrika üzerinden geleceğini aktaran Prof. Dr. Toros, etkilerin bölgelere göre farklılaşacağını kaydetti:
-
Güneydoğu Anadolu: Temel risk unsuru yüksek hava sıcaklığı olacak ve sıcaklıklar 40 derecenin üzerine çıkacak.
-
İstanbul ve Marmara Kıyıları: Yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklık artacak. 3 Ağustos Pazartesi günü sıcaklık 30 dereceye, 4 Ağustos Salı günü ise 32 dereceye yükselecek.
-
Genel Durum: Çarşamba gününden itibaren sıcaklıklar tüm Türkiye'de mevsim normallerinin üzerine çıkacak.
İklim Değişikliği ve Türkiye'nin Sıcaklık Verileri
Tek bir sıcak dönemin iklim değişikliğinin kanıtı sayılamayacağını ancak gözlemlerin Türkiye'de belirgin bir ısınma eğilimi gösterdiğini belirten Toros, şu verileri paylaştı:
-
1,7 Derecelik Artış: Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 249 istasyon verisine göre, Türkiye'nin ortalama sıcaklığı 1970-1980 döneminde 12,7 derece iken, 2014-2025 döneminde 14,4 dereceye yükseldi.
-
En Sıcak ve En Soğuk Yıllar: Kayıtlardaki en sıcak yıl 15,3 derece ortalamayla 2024, en soğuk yıl ise 11,4 dereceyle 1992 oldu.
-
Gelecek Riskleri: Sıcak hava dalgalarının gelecekte daha sık, daha uzun süreli ve daha etkili yaşanabileceği; bu durumun toplum, şehirler, su kaynakları, tarım ve enerji sistemini etkileyeceği ifade edildi.
Şehir Isı Adası ve Korunma Yöntemleri
Beton ve asfalt yüzeylerin ısıyı depolayıp gece salması sonucu şehir merkezlerinin daha sıcak kaldığı "şehir ısı adası" etkisine değinen Toros; yeşil alanların artırılması ve gölgelendirme uygulamalarının önemini vurguladı.
Yüksek Risk Grubundakiler İçin Uyarılar: Yaşlılar, çocuklar, yalnız yaşayanlar ve kronik hastalığı (kalp-damar, solunum, metabolik) bulunan kişilerin yüksek risk altında olduğu belirtilerek şu tavsiyeler sıralandı:
-
11.00 - 16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça açık alanda kalınmamalı.
-
Yeterli miktarda su tüketilmeli.
-
Açık renkli ve hava geçirgen kıyafetler tercih edilmeli.
-
Fiziksel aktiviteler sabah erken veya akşam saatlerine kaydırılmalı.