Türkiye, dijital mecraların çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla dünya çapındaki en radikal adımlardan birini atmaya hazırlanıyor. Kabine Toplantısı’nın ardından önemli açıklamalarda bulunan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, yaklaşık 1,5 yıldır üzerinde titizlikle çalışılan yasal düzenlemenin bu ay sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine geleceğini duyurdu. Bu düzenleme, sadece bir yasaklama değil, aynı zamanda kapsamlı bir "çocuk koruma kalkanı" olarak nitelendiriliyor.
Sosyal Medya Şirketlerine "Hesap Açmama" Zorunluluğu
Yeni yasal düzenlemenin merkezinde, sosyal ağ sağlayıcılarına getirilecek olan katı sorumluluklar yer alıyor. Mevcut durumda çocukların yaş beyanına dayalı olarak hesap açabilmesi, güvenlik açıklarına yol açarken yeni dönemde platformların proaktif bir rol üstlenmesi istenecek.
Hazırlanan taslağa göre sosyal medya devleri, 15 yaşından küçük çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunamayacak ve bu yaş grubuna özel hesap açılmasına izin vermeyecek. Ayrıca, çocukların zararlı içeriklerle temas etmesini engelleyecek yüksek standartlı filtreleme sistemlerinin kurulması yasal bir zorunluluk haline getirilecek. Bakan Göktaş, platformların bu süreçte "seyirci kalma" lüksünün kalmadığını ve çocukların ticari bir meta olarak kullanılmasının önüne geçileceğini vurguladı.
Psikolojik Riskler ve Suç Şebekelerine Karşı Önlem
Düzenlemenin gerekçeleri arasında çocukların ruh sağlığı ve fiziksel güvenliği ön planda tutuluyor. Bakanlık tarafından yapılan tespitler, sosyal medyanın kontrolsüz kullanımının çocuklarda derin depresyon, anksiyete ve ciddi davranış bozukluklarına yol açtığını gösteriyor.
Daha da kritik olan nokta ise güvenlik boyutu. Bazı suç örgütlerinin ve çetelerin, sosyal medya platformlarını birer ağ gibi kullanarak çocuklara ulaştığı ve onları suça sürüklediği belirlendi. Bu yasa teklifi, çocukları dijital ortamda hedef alan bu tür istismar ve suç girişimlerine karşı yasal bir bariyer oluşturmayı amaçlıyor.