ABD, Müslüman Kardeşler’in Mısır, Ürdün ve Lübnan’daki faaliyetlerini resmen terör olarak sınıflandırdı. Dışişleri Bakanlığı Lübnan’daki kolu yabancı terör listesine alırken, Hazine Bakanlığı Ürdün ve Mısır’daki kolları Hamas’a destek sağlamakla suçlayarak küresel teröristler listesine ekledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kararın Müslüman Kardeşler’in şiddet ve istikrarsızlaştırma faaliyetlerini engellemeye yönelik sürekli bir çabanın parçası olduğunu belirtti. Ancak karar, bölgedeki demokratik talepleri göz ardı eden ve İsrail’in çıkarlarını önceliklendiren bir yaklaşım olarak eleştiriliyor. Müslüman Kardeşler, 1928’de Mısır’da kuruldu ve uzun yıllardır siyasi ve sosyal alanlarda faaliyet gösteriyor. Arap Baharı sırasında toplumsal değişim taleplerini destekleyen hareket, 2012’de Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin seçilmesiyle demokratik sürece katıldı. Ancak bir yıl sonra gerçekleşen askeri darbe ve bazı Körfez ülkelerinin müdahaleleri, halkın demokratik taleplerini ciddi şekilde kısıtladı. Bölgesel gözlemciler, ABD’nin kararıyla İsrail’in ve bazı Körfez monarşilerinin etkisinin ön plana çıktığını vurguluyor. İsrail’in, hareketi sürekli olarak “tehdit” olarak sunması, Filistin halkı ve bölgedeki demokratik süreçler karşısında çifte standart eleştirilerini artırıyor. Uzmanlar, bu adımın hem bölgedeki siyasi istikrarı hem de demokratik talepleri zayıflatma potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Müslüman Kardeşler ise şiddet iddialarını reddediyor ve tamamen siyasi ve sosyal faaliyetlerle topluma hizmet ettiklerini vurguluyor.