Hizbullah lideri Şeyh Kasım, başkent Beyrut'un Dahiye bölgesinde düzenlenen sembolik bir törene video mesajla katılarak Lübnan iç siyasetine ve Orta Doğu gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu. Washington’ın Lübnan üzerinde bir vesayet mekanizması kurmaya çalıştığını savunan Şeyh Kasım, işgalci İsrail'in çıkarlarına hizmet eden dayatmalara boyun eğmeyeceklerini ifade etti.
"Metin ABD ve Lübnan Yönetiminin İş Birliğiyle Ortaya Çıktı"
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam’ın "kanın durması ve kalıcı çözüm" amacıyla yürüttüğü diplomatik süreci eleştiren Şeyh Kasım, imzalanan çerçeve anlaşmasına dair şu değerlendirmelerde bulundu:
"Lübnan'ın İsrail ile yürüttüğü doğrudan müzakerelere karşıyız. Ortaya konan çerçeve anlaşması tamamen İsrail'in lehinedir. İsrail tek başına böyle bir metin hazırlayamazdı; bu anlaşma ABD ve Lübnan yönetiminin iş birliğiyle ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Avn’a doğrudan temaslar yerine, önerilerin uzmanlarla değerlendirildiği ve acele edilmeden karar verilen dolaylı müzakere yöntemini öneriyoruz."
Hizbullah'ın Kalıcı Çözüm İçin Öne Sürdüğü Şartlar
Lübnan’ın önceliğinin işgalci İsrail ordusunun topraklardan tamamen çekilmesi olduğunu vurgulayan Şeyh Kasım, kalıcı bir çözüm için şu maddelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti:
-
İsrail ordusunun Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi,
-
Litani Nehri'nin güneyine Lübnan ordusunun konuşlanması,
-
Saldırıların durdurulması ve esirlerin serbest bırakılması,
-
Yeniden imar çalışmalarının başlatılması ve yerinden edilenlerin köylerine dönmesi.
Washington-Beyrut Hattındaki Müzakere Süreci
İşgalci İsrail ve Lübnan’ın Washington büyükelçileri, nisan ayında ABD arabuluculuğunda 1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşmeyi gerçekleştirmiş ve ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke liderini Beyaz Saray'da ağırlamak istediğini duyurmuştu. Süreç, 26 Haziran’da taraflar arasında bir "çerçeve anlaşması" imzalanmasıyla sonuçlanmıştı.
Lübnan hükümeti bu adımı zorunlu bir seçenek olarak savunurken, Hizbullah ve müttefikleri doğrudan temasları kabul etmeyeceklerini ve sahada direnişi sürdüreceklerini belirtiyor.