Batı Şeria'da Sivil Kuşatma: İsrailli İşgalciler Filistinli Aileleri Günlerce Evlerine Hapsetti

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki Qusra köyünde, İsrailli işgalcilerin iki Filistinli aileyi pazar gününden bu yana evlerinde kuşatma altında tuttuğu bildirildi. Elektrik ve su bağlantıları kesilen aileler büyük korku yaşarken, bölgeye giden gazeteciler terörist İsrail askerleri tarafından engellendi. Olay, Batı Şeria'da giderek tırmanan işgalci şiddetinin son bilançosunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Eklenme Tarihi: 14 Ağu 2026
3 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 14 Ağu 2026
Batı Şeria'da Sivil Kuşatma: İsrailli İşgalciler Filistinli Aileleri Günlerce Evlerine Hapsetti

İşgal altındaki Batı Şeria, artan İsrailli işgalcilerin şiddetine sahne olmaya devam ediyor. Nablus yakınlarında bulunan Qusra köyünde, Abu Ridi ve Hassan aileleri pazar gününden bu yana radikal işgalcilerin ablukası altında yaşam mücadelesi veriyor.

​BBC'nin aktardığı bilgilere göre; evlerinin su ve elektrik bağlantıları kesilen, yiyecek stokları tükenme noktasına gelen aileler dış dünyadan tamamen izole edildi. Filistinlilere ait güvenlik kamerası görüntülerinde, işgalcilerin pazar akşamı Abu Ridi ailesinin evinin dışındaki duvarı yıktığı ve yolu taşlarla kapattığı anlar yer aldı. Evde mahsur kalan ve aralarında iki küçük kız çocuğunun da bulunduğu yedi kişiye diğer Filistinlilerin ulaşması da engellendi.

​Evin kapısını kırmaya çalışan işgalcilerin taşlı ve sözlü saldırılarına maruz kaldıklarını belirten Aysha Hassan, ailecek büyük bir korku yaşadıklarını ifade etti. Kuşatma altındaki ailelere ancak salı gecesi Filistinli bir ambulans ulaşarak yiyecek temin edebildi ve bir çocuğu tıbbi tedavi amacıyla bölgeden çıkardı.

​Skandal Görüntüler ve Basına Sansür

Olayın başlangıcında bölgeye intikal eden bazı terörist İsrail askerlerinin, saldırgan işgalcilerle birlikte dua ederken görüntülenmesi büyük tepki çekti. Katil İsrail ordusu, olayın ardından söz konusu güvenlik personeli hakkında disiplin soruşturması başlatılacağını duyurdu.

Kuşatmayı haberleştirmek isteyen Haaretz gazetecileri ise pazartesi günü katil İsrail güçlerinin engeline takıldı. Gazetecilerin aracı yaklaşık iki saat boyunca bloke edilirken, askerler bölgenin "kapalı askeri alan" olduğunu öne sürdü. Ancak bu kısıtlamanın şiddet eylemlerini gerçekleştiren işgalcilere uygulanmaması dikkat çekti.

​İsrail Ordusundan Müdahale

İsrailli insan hakları örgütü Yesh Din'in ailelerin korunması ve yeni kurulan yasadışı işgalci karakolunun tahliye edilmesi yönündeki çağrılarının ardından tansiyon yükseldi. İsrail ordusu, evlere girilmesini ve el konulmasını "yasadışı ve kınanması gereken" bir eylem olarak nitelendirdi.

​Çarşamba günü İsrail Merkez Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Avi Bluth ve üst düzey subayların bölgeye intikal etmesiyle, İsrail askerleri ile işgalciler arasında arbede yaşandı. Güvenlik güçleri kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve ses bombası kullanırken, yerleşimcilere ait bir çadır söküldü.

​Geçmişteki Şiddet Olayları ve Ağır Bilanço

Bölgedeki şiddet sarmalı yeni değil. Geçtiğimiz ay Qusra’da yeni tamamlanan bir cami ateşe verilmiş ve duvarlarına İbranice yazılar yazılmıştı. Temmuz ayında ise yakınlardaki Jalud köyünde benzer bir olay yaşanmış; bir Filistinli aile iki haftadan uzun süre evinde kuşatılmış ve ailenin ayrılmak zorunda kalmasının ardından işgalciler eve el koymuştu.

BM verileri, Batı Şeria'daki insani krizin ulaştığı korkunç boyutu gözler önüne seriyor:

​2026 Yılı Can Kayıpları: Yıl başından bu yana İsrail güçleri veya yerleşimciler tarafından 18’i çocuk olmak üzere toplam 76 Filistinli öldürüldü. Aynı dönemde yaşanan çatışmalarda 3 İsrailli hayatını kaybetti.

​Kitleler Halinde Yerinden Edilme: Ocak 2023’ten bu yana Batı Şeria’da 127 Filistinli topluluk tamamen veya kısmen yerinden edildi. Bu toplulukların 47'si bütünüyle boşaltılırken, olaylardan 6.390’dan fazla Filistinli etkilendi.

​2026 Yılı Zorunlu Göçleri: Sadece bu yıl içinde işgalci şiddeti, ev yıkımları ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık yarısı çocuk 3.800 Filistinli topraklarından sürüldü.

​Tüm bu tablonun karşısında İsrail’in BM Büyükelçisi Danny Danon ise yerleşimlerin barışın önünde bir engel olduğu görüşünü kesin bir dille reddetti. İsrail’in bu topraklar üzerinde "dini, tarihî ve hukuki hakları" olduğunu iddia eden Danon, işgalin kalmaya ve büyümeye devam edeceğini açıkladı.