Açık kaynak verileri, dijital yükseklik modelleri (DEM), uydu görüntüleri ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak hazırlanan yeni bir analiz, İşgalci İsrail'in Gazze Şeridi genelinde oluşturduğu askeri konuşlanmanın kapsamına ilişkin dikkat çekici bulgular ortaya koydu. Analize göre, Gazze'nin farklı bölgelerinde tespit edilen 40 askeri nokta, yalnızca geçici güvenlik mevzileri değil, geniş bir gözetleme ve kontrol ağı oluşturacak şekilde planlandı.
Araştırmada, askeri noktaların özellikle bölgenin yüksek rakımlı alanlarına yerleştirildiği ve birbirini tamamlayan görüş alanları sayesinde Gazze'nin önemli bir bölümünün sürekli izlenebildiği ifade edildi.
Stratejik yükseklikler tercih edildi
Analizde yer alan verilere göre askeri noktalar, deniz seviyesinden 10 ila 100 metre arasında değişen yüksekliklerde bulunuyor. Konuşlanmaların rastgele yapılmadığı, aksine topoğrafik avantaj sağlayacak bölgelerin tercih edildiği belirtiliyor.
Tespit edilen askeri noktaların dağılımı şu şekilde sıralanıyor:
80 metre ve üzerindeki yüksek alanlarda 10 askeri nokta,
70 ila 80 metre arasında 14 stratejik mevzi,
Yaklaşık 60 metre yükseklikte ise 8 askeri nokta.
Uzmanlara göre bu yükseklikler, geniş görüş açısı sağlayarak hem gözetleme hem de askeri koordinasyon açısından önemli avantaj sunuyor.
Görüş alanları birbirini tamamlıyor
CBS tabanlı simülasyonlarda, her askeri noktada yaklaşık 6,7 metre yüksekliğinde tek bir gözetleme kulesi bulunduğu varsayıldığında dahi Gazze Şeridi'nin yüzde 50'den fazlasının doğrudan görüş alanına girdiği öne sürülüyor.
Analizde ayrıca birden fazla gözetleme kulesi, istihbarat antenleri ve yükseltilmiş toprak seddelerinin kullanılmasıyla bu kapsama alanının daha da genişlediği belirtiliyor. Bir noktada oluşabilecek kör alanların ise diğer üsler tarafından kapatıldığı ve böylece kesintisiz bir gözetleme hattının oluşturulduğu ifade ediliyor.
Doğu Gazze ve Han Yunus'ta kritik noktalar
Analizde öne çıkan bölgeler arasında Doğu Gazze'deki El-Reis Dağı ile El-Muntar Tepesi bulunuyor. Bu noktalarda kurulan askeri üslerin yerleşim alanlarına birkaç kilometre uzaklıkta olmasına rağmen geniş bir görüş imkânı sağladığı değerlendiriliyor.
Han Yunus'un doğusundaki Beni Süheyla bölgesinde ise el konulduğu belirtilen bir yapının çevresinde kurulan askeri noktada yedi ayrı gözetleme kulesinin tespit edildiği kaydediliyor. Bölgede meydana gelen yoğun yıkımın da görüş alanını artırdığı ifade ediliyor.
Sivillere yönelik iddialar
Habere konu olan analizde, Filistinli kaynaklar ve görgü tanıklarının beyanlarına da yer veriliyor. İddialara göre bazı gözetleme noktalarında uzaktan kumandalı silah sistemleri, vinç platformları ve quadcopter tipi insansız hava araçları kullanılıyor.
Görgü tanıkları, zaman zaman sivillerin bulunduğu çadır alanlarına bu noktalardan ateş açıldığını öne sürüyor. Ancak bu iddialar bağımsız uluslararası kuruluşlar tarafından doğrulanmış değil.
Analiz kalıcı askeri altyapıya işaret ediyor
Açık kaynak verileri, uydu görüntüleri ve saha analizlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda hazırlanan çalışmada, sınır hattı boyunca oluşturulan ve "Sarı Hat" olarak adlandırılan bölgelerdeki askeri noktaların geçici konuşlanmalardan ziyade uzun vadeli bir gözetleme ve kontrol altyapısının parçası olduğu iddia ediliyor.
Araştırmayı hazırlayan analiz, söz konusu askeri ağın Gazze genelinde kesintisiz gözetleme ve operasyonel koordinasyon sağlamayı amaçladığını öne sürerken, bu değerlendirmelerin açık kaynak verilerine dayandığını ve tarafların resmi açıklamalarından bağımsız analiz niteliği taşıdığını belirtiyor.