ABD Suriye'yi Terör Listesinden Çıkarıyor: Kritik Kararın Anlamı

Donald Trump, Suriye'nin 1979 yılından bu yana yer aldığı "terörü destekleyen ülkeler" listesinden çıkarılması kararını resmi bir mektupla Kongre'ye iletti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Şam yönetiminin terörle mücadele konusunda gerekli güvenceleri verdiğini belirterek 45 günlük yasal inceleme sürecinin resmen başladığını açıkladı.

Eklenme Tarihi: 09 Tem 2026
3 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 09 Tem 2026
ABD Suriye'yi Terör Listesinden Çıkarıyor: Kritik Kararın Anlamı

Trump'tan Cumhurbaşkanı Şara'ya Mektup

ABD Başkanı Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya gönderdiği resmi mektupta, Suriye’nin "terörü destekleyen ülkeler" listesinden çıkarılması kararını resmi prosedür gereği Kongre’ye ilettiğini belirterek yasal takvimin başladığını bildirdi. Trump mektubunda, yeni yönetime ekonomik açıdan tam destek mesajı vererek şu ifadeleri kullandı:

"Ülkenizin yeniden inşasının önündeki tüm engelleri kaldıracağıma söz verdim. Çok yakında bunu nihayet gerçekleştirebileceksiniz. ABD'li şirketler Suriye'ye yatırım yapmaya ve ülkenin yeniden inşasına katkı sağlamaya hazır."

Rubio: Şam Yönetimi Gerekli Güvenceleri Verdi

Kararın diplomatik ve hukuki arka planına dair yazılı bir açıklama yayımlayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise listenin güncellenmesi sürecinin arka planını paylaştı. Rubio, kararın Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın, ülkesinin gelecekte "uluslararası terörizmi desteklemeyeceğine dair resmi güvenceler vermesi" ve yeni Şam yönetiminin sahada "terörle mücadele alanında attığı somut adımlar" doğrultusunda alındığını vurguladı.

Alınan kararın Suriye’nin küresel ticaret, finans ve yatırım imkanlarına yeniden erişmesini doğrudan kolaylaştıracağını ifade eden Rubio, bunun ülkenin savaş sonrası toparlanma ve yeniden inşa süreci açısından en önemli dönüm noktası olduğunu belirtti. ABD'li Bakan, Washington’un Şam yönetimiyle ilişkileri karşılıklı çıkarlar doğrultusunda geliştirmeyi hedeflediğini kaydederek, "İstikrarlı, birleşik ve komşularıyla barış içinde yaşayan bir Suriye yalnızca bölgeye değil, tüm dünyaya fayda sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

45 Günlük Kongre İncelemesi Başladı

Amerikan iç mevzuatına ve federal yasalara göre, bir ülkenin "terörü destekleyen ülkeler" listesinden tamamen çıkarılabilmesi için Başkan’ın bu yöndeki niyetini ve gerekçeli kararını Kongre’ye resmen bildirmesi zorunluluk arz ediyor. Bildirimin yapılmasının ardından Kongre’nin 45 günlük yasal inceleme süreci işlemeye başlıyor. Bu 45 günlük süre zarfında Senato veya Temsilciler Meclisi'nden kararı engelleyecek nitelikte ortak bir yasal itiraz gelmemesi halinde, karar otomatik olarak yürürlüğe giriyor ve resmiyet kazanıyor.

Suriye, söz konusu kara listenin oluşturulduğu ilk yıl olan 1979’dan bu yana kesintisiz olarak bu statüde tutuluyordu. Washington yönetimi, dönemin Hafız Esed rejimini Filistinli silahlı gruplara, Lübnan'da Hizbullah'a ve Orta Doğu'daki diğer bazı paramiliter yapılara lojistik, finansal ve askeri destek sağlamakla suçlayarak listeye dahil etmişti. Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümetin kurulması, bu politikanın da sonunu getirdi.

Karar Ne Anlama Geliyor ve Sonuçları Ne Olacak?

Suriye’nin listeden çıkarılması adımı, Trump’ın geçen ay Suriye’ye yönelik uzun yıllardır uygulanan ağır ekonomik yaptırım programını sona erdiren başkanlık kararnamesini imzalamasının ardından iki ülke ilişkilerinde atılan en somut ve kapsamlı adım olarak değerlendiriliyor. Kararın 45 gün sonra kesinleşmesiyle birlikte şu kritik gelişmelerin yaşanması bekleniyor:

Uluslararası Finans Entegrasyonu:

Suriye'nin küresel finans sistemine erişimi önündeki engeller kalkacak, uluslararası para transferleri ve bankacılık işlemleri yeniden başlayacaktır.

Küresel Yatırımların Önünün Açılması:

Yabancı yatırımcıların ve özellikle altyapı sektöründe faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin Suriye'deki yeniden inşa projelerine katılması yasal güvenceye kavuşacaktır.

Diplomatik İlişkilerin Normalleşmesi:

Şam'daki yeni yönetimin uluslararası meşruiyeti pekişecek, Batılı ülkelerle diplomatik ilişkilerin maslahatgüzar veya büyükelçilik düzeyine çıkarılması hız kazanacaktır.