ABD ile Suudi Arabistan arasında yürütülen sivil nükleer iş birliği görüşmelerine ilişkin dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. CNN'in ulaştığı taslak anlaşmaya göre, Donald Trump yönetiminin Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine destek vermeyi planladığı, ancak nükleer silah geliştirilmesini önlemeye yönelik geleneksel güvence mekanizmalarının anlaşmada yer almadığı öne sürüldü.
Haberde yer alan bilgilere göre, ABD ile Suudi Arabistan arasında aylardır devam eden müzakereler tamamlanmış olmasına rağmen anlaşma henüz Başkan Donald Trump'ın nihai onayını bekliyor. İsmi açıklanmayan ABD'li yetkililer, nükleer iş birliğinin temelini oluşturan "123 Anlaşması" ve ilgili güvenlik protokollerinin Kongre'ye henüz sunulmadığını ifade etti.
Kongre süreci belirsizliğini koruyor
Yetkililer, anlaşmanın Kongre'de iki partiden de tepki görme ihtimali nedeniyle sürecin dikkatle yürütüldüğünü belirtti. Özellikle Kongre'deki siyasi dengelerin değişme ihtimali, anlaşmanın geleceğine ilişkin belirsizlikleri artırıyor.
Riyad uranyum zenginleştirme hakkı istiyor
Suudi Arabistan uzun süredir kendi uranyum rezervlerini işleyebilmek ve nükleer yakıt üretim zincirini ülke içinde kurabilmek için zenginleştirme hakkı talep ediyor.
Suudi Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman daha önce yaptığı açıklamada, ülkesinin uranyumu çıkaracağını, işleyeceğini ve ticari olarak değerlendireceğini söylemişti. Riyad yönetimi ise bu programın tamamen sivil enerji üretimi amacı taşıdığını savunuyor.
Muhammed bin Selman'ın açıklamaları yeniden gündemde
Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın geçmiş yıllarda yaptığı, "İran nükleer silah geliştirirse biz de en kısa sürede aynısını yaparız." yönündeki açıklamaları ise tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Bu açıklamalar nedeniyle Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirme kapasitesi kazanmasının bölgedeki güç dengelerini etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Pakistan ile savunma iş birliği dikkat çekmişti
Suudi Arabistan'ın daha önce Pakistan ile kapsamlı bir savunma anlaşması imzalaması da uluslararası kamuoyunda dikkat çekmişti. Pakistan'ın nükleer silaha sahip ülkeler arasında bulunması nedeniyle söz konusu anlaşma farklı yorumlara neden olmuştu.
Bazı eski ABD istihbarat yetkilileri ise Washington'un Suudi Arabistan'a güvenlik garantileri sunmasının, Riyad'ın alternatif nükleer ortaklıklara yönelmesini engelleyebileceğini savunuyor.
ABD'nin geleneksel nükleer politikası değişebilir
ABD bugüne kadar Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere birçok ülkeyle yaptığı "123 Anlaşmaları" kapsamında uranyum zenginleştirme ve kullanılmış nükleer yakıtın yeniden işlenmesini yasaklayan hükümler talep etti.
Ayrıca Washington, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) Ek Protokolü'nün kabul edilmesini de temel şartlardan biri olarak öne çıkarıyordu.
CNN'in haberine göre Suudi Arabistan ile yürütülen yeni taslak anlaşmada ise bu şartların daha esnek tutulduğu ve uranyum zenginleştirme konusunda Riyad'a ileride hareket alanı sağlayabilecek ifadelerin yer aldığı öne sürülüyor.
Uzmanlar, iddiaların doğru çıkması halinde bunun yalnızca ABD-Suudi Arabistan ilişkileri açısından değil, Orta Doğu'daki nükleer denge ve bölgesel güvenlik politikaları açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor.