Nükleer Altyapının Tasfiyesi ve 20 Yıllık Moratoryum
ABD’nin sunduğu anlaşma taslağı, İran’ın nükleer kapasitesini uzun vadeli olarak etkisizleştirmeyi amaçlayan radikal talepler içeriyor:
-
Tesislerin Sökülmesi: İran’ın ana nükleer tesisleri olarak bilinen Fordo, Natanz ve İsfahan’daki altyapının tamamen sökülmesi isteniyor. Ayrıca her türlü yer altı nükleer faaliyeti yasaklanıyor.
-
Materyal Teslimi: Tahran’ın elindeki tüm zenginleştirilmiş nükleer materyali teslim etmesi şart koşuluyor.
-
20 Yıllık Kısıtlama: Nükleer zenginleştirme faaliyetlerine 20 yıl süreyle moratoryum uygulanması talep ediliyor.
-
Denetim Mekanizması: Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) denetim kapasitesinin güçlendirilmesi ve "talep üzerine denetim" gibi sert kontrol mekanizmaları öngörülüyor.
Hürmüz Boğazı ve Aşamalı Yaptırım Modeli
Anlaşma sadece nükleer başlıklarla sınırlı kalmayıp, bölgesel güvenlik ve ekonomi denklemini de kapsıyor:
-
Hürmüz Boğazı’nın Açılması: İran’ın, ABD’nin ablukayı gevşetmesine paralel olarak Hürmüz Boğazı’nı kademeli olarak yeniden trafiğe açması planlanıyor. Nihai anlaşmayla birlikte boğazın tamamen geçişlere açılması hedefleniyor.
-
Şarta Bağlı Yaptırım Rahatlaması: Bazı İran varlıklarının başlangıçta serbest bırakılması mümkün olsa da, yaptırımların büyük kısmının kaldırılması anlaşmanın imzalanmasına değil; İran’ın yükümlülüklerini yerine getirme performansına bağlanıyor.
Tahran: "Bu Bir Anlaşma Değil, Amerikan Dilek Listesi"
İran cephesinden gelen ilk açıklamalar, taraflar arasındaki uçurumun derinliğini bir kez daha ortaya koydu:
-
Kabul Edilemez Maddeler: İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na konuşan üst düzey bir kaynak, ABD’nin sunduğu yeni barış teklifinin "kabul edilmesi mümkün olmayan maddeler" içerdiğini ifade etti.
- Gerçeklikten Uzak: İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, metni "bir gerçeklikten ziyade Amerikan dilek listesi" olarak nitelendirdi