Adalet Bakanı Yılmaz Gürlek, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye hakkında hazırladığı son raporda yer alan yargıya dönük eleştirilere ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Bakan Gürlek, Türkiye’nin bağımsız ve egemen bir hukuk devleti olduğunu vurgulayarak, raporun ideolojik önyargılarla şekillendiğini söyledi.
“Türk yargısını hedef almak beyhude bir çaba”
Bakan Gürlek, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.”
Gürlek, özellikle henüz kovuşturması devam eden davalar üzerinden siyasi bir kampanya yürütülmesini sert dille eleştirdi. Bu tutumun ancak ideolojik ön yargılarla açıklanabileceğini belirten Bakan, “Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir” dedi.
“Bizim için asıl olan milletimizin vicdanıdır”
Türkiye’nin yargı süreçlerinde dışarıdan gelecek hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğini vurgulayan Adalet Bakanı, “Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır” açıklamasını yaptı. Gürlek, Avrupa Parlamentosu raporlarının bağlayıcı olmadığını, sadece tavsiye niteliğinde siyasi metinler olduğunu hatırlattı.
Bakan Gürlek ayrıca, raporun hazırlanmasında etkili olan bazı AP üyelerinin geçmişteki etik ve şeffaflık tartışmalarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlamentosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.”
“Ne içeriden ne dışarıdan baskı kabul edilemez”
Türkiye’nin terör, organize suç örgütleri, yolsuzluk ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Gürlek, bu mücadelenin hiçbir siyasi baskı kampanyasıyla sekteye uğratılamayacağını söyledi. Açıklamasını şu sert uyarıyla tamamladı:
“Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz.”