Alparslan Kuytul Hoca CHP’ye Verilen Mutlak Butlan Kararını Değerlendirdi: “Devletin Yeni Stratejisi Bölme Stratejisidir”

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin, rüşvet iddiaları üzerine CHP'nin 38. ve 21. kurultaylarını iptal ederek Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve iadesine hükmetmesi siyaset gündemini sarstı. Özgür Özel’in genel merkezden ayrılmayacağını açıklaması ve YSK'nın CHP'nin itirazını reddetmesiyle kriz derinleşti. Yaşanan gelişmeleri değerlendiren Furkan Hareketi Lideri Alparslan Kuytul Hoca, kararın hukuki boyutundan parti içi krizlere kadar çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Eklenme Tarihi: 23 May 2026
4 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 23 May 2026
Alparslan Kuytul Hoca CHP’ye Verilen Mutlak Butlan Kararını Değerlendirdi: “Devletin Yeni Stratejisi Bölme Stratejisidir”

"Türkiye'de Yargı Siyasallaşmıştır"

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin 38. ve 21. kurultayları hakkında verdiği iptal kararının arkasındaki iddialara değinen ve iddiaların gerçekliği konusunda net bir delil sunulması gerektiğine dikkat çeken Alparslan Hoca, şunları söyledi:

"CHP’nin kurultayının reddedilmesi delegelere rüşvet verilerek Özgür Özel’in seçilmesini sağlamaya dayandırılıyor. Böyle bir şey olmuş mu? Ben onu bilemem, partinin iç âleminde olan şeyleri bilemem. Böyle bir şey yok da demem var da demem. Delillerini ortaya koysunlar; o gün Özgür Özel’e oy veren kimselerden 'Benim oyumu satın aldılar' diyen var mı ortaya koysunlar."

Sürecin siyasi boyutuna dair değerlendirmelerde bulunan Alparslan Hoca, devletin mevcut muhalefet yönetiminden duyduğu rahatsızlığı şu sözlerle ifade etti:

"Şunu biliyoruz şu anda devlet ve hükümet Özgür Özel’den rahatsızdır, onu değiştirmek istiyorlar. Ondan da daha fazla Ekrem İmamoğlu'ndan rahatsızlar çünkü seçimi kazanacağından korktukları ortadadır. Bu operasyon bu gibi korkular ile alakalı mıdır? Bu mahkeme kararı siyasi midir? Mahkemeye baskı uygulandı da böyle karar verebilmesi mi sağlandı yoksa gerçekten de böyle bir şey vardı, hukuk bunu ortaya çıkardı ve adaletle hüküm mü verildi? Delillerini ortaya koysunlar."

Ülkedeki birçok davanın siyasi saiklerle açıldığını belirten ve yargının siyasallaştığına vurgu yapan Alparslan Hoca, adalete olan güvenin sarsıldığına işaret ederek şöyle konuştu: "Bu ülkede birçok davanın siyaseten açıldığını biliyoruz. Suçu, günahı olmayan insanları iftira atıldığını biliyoruz. Suçu, günahı olmayan insanların hapse atıldığını da biliyoruz. Bu ülkede yargının siyasallaştığını da biliyoruz. Adaletin kalmadığını biliyoruz."

Ankara ve İstanbul'da emniyet tedbirlerinin artırıldığı bu kritik süreçte uzlaşma sağlanamaması durumunda yaşanabileceklere dikkat çeken Alparslan Hoca, şu uyarıda bulundu: "“Özgür Özel ve CHP'liler parti genel merkezinden ayrılmayacağız” diyorlar. Eğer bir anlaşma sağlanamazsa büyük olaylara gebedir. Büyük olaylar olmasın diye de bir uzlaşım sağlanacaktır."

"Kardeşliği Sağlayan İnançtır"

Yaşanan bu krizden bağımsız olarak CHP kongrelerinde kronikleşen sert tartışmalara ve parti içi kavgalara değinen Alparslan Hoca, şu tespiti yaptı:

"Şu bir gerçek CHP'de kavga bitmiyor, bir ilçe kongresinde bile ilçe başkanı seçiminde bile neredeyse kavgasız kongre yok, sandalyelerin havada uçuşmadı kongre yok, yumrukların konuşmadığı kongreleri yok. CHP'liler bunu düşünmeliler “Biz niye böyleyiz? Niye hiçbir partide bu kadar iç kavga yok? Bizde iç kavga neden bu kadar fazla oluyor?” Bunu düşünmeliler."

Parti içindeki bu çekişmeleri Kur'an-ı Kerim'deki Ankebût Suresi üzerinden örneklendiren Alparslan Hoca, örümcek ailesi misaliyle konuyu şöyle açıkladı:

"Kur'an-ı Kerim örümcek ailesini misal veriyor. Onları örümcek ailesine benzetiyor. “Örümcek evi evlerin en zayıfıdır” buyuruyor. Bakmışlar ki örümcek ailesi birbirlerini yiyorlar. Dişi, erkek, yavru hepsi birbirlerine düşman, hepsi birbirlerini yiyorlarmış. Allah Azze ve Celle’nin kastettiği oymuş. Şimdi CHP’de böyle bir durum var, sürekli birbirlerini yiyorlar."

Kavgaların temelinde yatan manevi eksikliğe dikkat çeken ve kardeşliğin ancak güçlü bir inançla tesis edilebileceğini belirten Alparslan Hoca, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bence bunda önemli sebep şudur: Dini anlayış zayıf olunca dini duygular da olmuyor ve kardeşlik de oluşmuyor. Kardeşliği sağlayan inançtır. İnanç zayıf olunca aralarında kardeşlik oluşmuyor. Sen olmayacaksın, ben olacağım kavgası bitmiyor."

"Devlet Bölme Stratejisini Uyguluyor"

CHP’de yıllardır süregelen liderlik krizine vurgu yapan ve Kılıçdaroğlu'nun dönüşüyle partinin bölünme eşiğine gelebileceğini ifade eden Alparslan Hoca, şu değerlendirmede bulundu:

"Aslında yıllardan beri CHP’den bir liderlik sorunu var. Ecevit’in ölümünden sonra bir lider çıkartamadılar. Herkesin saygı duyacağı bir lider çıkartamadılar, o yüzden kavgalar bitmiyor. Kemal Kılıçdaroğlu başa geçerse parti genel merkezi hiç bunları adam yerine koymayacak ve parti bölünecek."

Gelişmelerin perde arkasındaki stratejiyi yorumlayan ve devletin muhalif ya da büyük yapıları küçültmek için bu yöntemi uyguladığını ifade eden Alparslan Hoca, cemaatlerden sonra sıranın partilere geldiğini belirterek çarpıcı bir açıklamada bulundu:

"Benim gördüğüm kadarıyla devletin yeni stratejisi, bölme stratejisidir. Cemaatleri de bölüyor, partileri de bölüyor. Ben bunu yıllar evvel söylemiştim. Ben onu dedikten sonra Menzil tarikatı üçe bölündü, İsmail Ağa cemaatini Cüppeli ile böldüler, birkaç partiyi de bölündü. Şimdi de CHP'yi bölüyorlar. Devlet bu bölme stratejisini cemaatlere özellikle de muhalif olan cemaatlere ya da muhalif olmasa bile fazla büyümüş olanlara uyguluyor, büyümesini istemiyor, parçalıyor."

Son olarak tüm muhalif yapıların bu tür operasyonlara karşı uyanık olması gerektiğini vurgulayan Alparslan Hoca, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Bir güç var ve o güç partileri de cemaatleri de bölmekle meşgul. Tüm partiler tüm cemaatler dikkatli olmalı. Bir güç sürekli bölmeye çalışıyor, herkesi küçültüyor ve kendisi büyük kalıyor. Herkes küçülünce kendisi büyüyor. Asıl yapılmaya çalışılan şey o gibi duruyor, CHP’yi bölmek istiyorlar. Başta söylediğim gibi böyle bir olay olmuş mu, olmamış mı bilemem. Ben onun ne lehinde ne aleyhinde konuşamam, olmuş da diyemem olmamış da diyemem, kimseye iftirada atamam kimseyi temize de çıkartamam. Türkiye'de yargı siyasallaşmış bir vaziyette. CHP'nin kendi içinde kavgası bitmez, bu da bir hakikat. Bazı güçlerin cemaatleri de partileri de bölmeye çalıştığı da bir gerçek."