AYM'den TOMA müdahalesine 150 bin TL tazminat

Anayasa Mahkemesi, Gezi Parkı eylemlerinde TOMA'dan sıkılan suyla köprücük kemiği kırılan kadına 150 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi. Mahkeme, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele, etkili başvuru ve toplantı hürriyetinin ihlal edildiğini belirtti.

Eklenme Tarihi: 18 Şub 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 18 Şub 2026
AYM'den TOMA müdahalesine 150 bin TL tazminat

AYM'den Gezi Parkı'nda TOMA müdahalesine hak ihlali kararı

Köprücük kemiği kırılan kadına 150 bin lira tazminat

Anayasa Mahkemesi, 2013 Gezi Parkı eylemleri sırasında Taksim'de TOMA'dan sıkılan tazyikli su nedeniyle köprücük kemiği kırılan kadının bireysel başvurusunda "hak ihlali" kararı verdi. Yüksek Mahkeme, başvurucuya 150 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Etkili soruşturma yürütülmedi

Gezi Parkı eylemlerinde Taksim'de TOMA'dan sıkılan suyun etkisiyle yaralanan kadının polisler hakkında açtığı ceza davası beraatle sonuçlanmış, açtığı manevi tazminat davası da reddedilmişti. Bunun üzerine başvurucu, etkili soruşturma yürütülmediği ve haklarının ihlal edildiği iddiasıyla AYM'ye başvurdu.

AYM Birinci Bölümü, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan "insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının" hem maddi hem usul boyutunun, bu yasakla bağlantılı olarak 40. maddede düzenlenen "etkili başvuru hakkının" ve 34. maddede yer alan "toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının" ihlal edildiğine karar verdi.

Soruşturma ve yeniden yargılama kararı

Yüksek Mahkeme, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin, başvurucunun yaralanmasına ilişkin olayda meçhul şüpheliler hakkında ceza soruşturması başlatılması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine hükmetti.

Ayrıca, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi boyutu ile etkili başvuru hakkı ihlalinin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İstanbul 2. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildi.

Kararda öne çıkan tespitler

Kararın gerekçesinde, ceza mahkemesinin sanık polislerin başvurucuyu bilerek ve hedef alarak yaralamadıklarını kabul etse bile, suyun basıncı, mesafesi ve açısı gibi unsurlar yönünden taksirli sorumluluğun değerlendirilmediği belirtildi.

Mahkemenin, yaralanmanın TOMA'dan sıkılan suya bağlı olarak gerçekleştiğini kabul etmesine rağmen, suyu sıkan aracın sanıkların kontrolünde olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verdiği, buna karşın meçhul şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulmadığı ifade edildi.

Tazminat davasının reddi de ihlal sayıldı

AYM, kötü muamele iddialarında asıl yolun ceza soruşturması olmakla birlikte, tazminat davasının da tamamlayıcı bir giderim yolu olduğunu belirtti. Anayasa'nın 40. maddesinin, kötü muamele nedeniyle oluşan zararların tazminini sağlayacak yargısal mekanizmaların kurulmasını zorunlu kıldığı hatırlatıldı.

Ceza yargılamasında başvurucunun kolluk müdahalesi sonucu yaralandığının kabul edildiği, ancak idare mahkemesinin bu değerlendirmeyi dikkate almadan davayı reddettiği, Danıştay'ın da bu kararı onadığı kaydedildi.

Kullanılan güç orantısız bulundu

Kararda, başvurucunun silahsız ve barışçıl bir gösteriye katıldığına dikkat çekilerek, kolluk müdahalesini gerektirecek bir eylemin somutlaştırılmadığı belirtildi. Köprücük kemiğinin kırılacak şekilde yaralanmasının, kullanılan kamusal gücün orantılı olmadığını gösterdiği ifade edildi.

AYM, söz konusu müdahalenin başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı üzerinde caydırıcı etki yarattığını belirterek, bu hakkın da ihlal edildiğine karar verdi.