Adalet Bakanlığı’nın "Liste Yok" Açıklaması Ters Tepti
Krizin fitili, Adalet Bakanlığı ve FBI’ın Temmuz 2025’te yayımladığı ortak bir bilgi notuyla ateşlendi. Resmi açıklamada, Epstein’a ait iddia edilen gizli bir "müşteri listesi" bulunduğuna dair somut kanıt olmadığı belirtildi. Trump yönetimi bu hamleyle kamuoyundaki baskıyı azaltmayı hedeflerken, sonuç tam tersi oldu. Özellikle Trump’ın en güçlü siyasi tabanı olan MAGA (Make America Great Again) koalisyonunda, dosyaların hükümet eliyle kasıtlı olarak saklandığına dair infial ve tepki büyüdü.
"Situation Room"da Gizli Epstein Zirvesi: Ekip Bölündü
17 Temmuz 2025 akşamı, Beyaz Saray'ın en kritik kriz üssü olan Durum Odası'nda hararetli bir zirve gerçekleştirildi. Toplantıya Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, hukuk danışmanları, iletişim ekibi, Adalet Bakanlığı yetkilileri ve FBI üst yönetimi katıldı.
Toplantıda söz alan Başkan Yardımcısı JD Vance, krizin boyutunu şu sözlerle açıkça ortaya koydu:
"Bu mesele MAGA koalisyonunu kendi içinde bölüyor. Bilgileri parça parça sızdırmak yerine, doğrulanmamış iddialar dahil tüm dosyaları en geniş biçimde biz açıklamalıyız. Aksi takdirde bu kriz aylarca yakamızı bırakmayacak."
Trump Şeffaflığa Sıcak Bakmadı: "Bu Bir Aldatmaca"
Ekibinin "şeffaflık" baskısına rağmen Başkan Donald Trump'ın, Epstein meselesinin tamamen kapatılmasından yana olduğu öğrenildi. Özel görüşmelerde, dosyalarda yer alan bazı hassas bilgilerin kendi yakın çevresindeki nüfuzlu isimlere ciddi zararlar verebileceğini kabul eden Trump, kamuoyunda dönen tartışmaları ise kendisine siyasi zarar vermek amacıyla üretilmiş bir "aldatmaca" olarak nitelendirdi. Danışmanlarının da konunun hassasiyeti nedeniyle Trump'la bu meseleyi konuşmaktan uzun süre kaçındığı belirtildi.
Wall Street Journal Haberi ve "Doğum Günü Kartı" Paniği
Beyaz Saray’daki panik havası, Wall Street Journal gazetesinin Trump’ın Epstein ile geçmiş ilişkisine dair yeni bir dosya yayımlayacağı bilgisiyle zirveye ulaştı. Trump, yayını engellemek için medya yöneticileriyle doğrudan temas kursa da başarısız oldu. Haber basıldığı an Durum Odası’na gazetelerin kopyaları getirildi.
Söz konusu haberde, Trump’ın 2003 yılında Epstein için hazırlanan bir doğum günü kitabına tebrik kartı gönderdiği iddia ediliyordu. Trump iddiaları hemen reddetti ve sosyal medya hesabından Adalet Bakanı Pam Bondi’ye seslenerek tüm büyük jüri kayıtlarının açıklanması talimatını verdiğini duyurdu.
"Maxwell'e Af" Seçeneği Masaya Geldi
Kriz toplantılarında, Epstein’ın sağ kolu olan Ghislaine Maxwell seçeneği de tartışıldı. Bazı kurmaylar, Maxwell’in ceza indirimi veya başkanlık affı karşılığında konuşmasının Trump’ın lehine olabileceğini savundu. Ancak Beyaz Saray iletişim ekibi ve hukukçular bu hamleyi çok riskli buldu. Maxwell’e sağlanacak bir avantajın kamuoyunda "karşılığında Trump lehine ifade verdi" algısı yaratacağı değerlendirilerek bu plandan vazgeçildi.
FBI ve Adalet Bakanlığı Birbirine Girdi
Epstein krizi, devletin zirvesindeki kurumları da karşı karşıya getirdi. FBI Direktörü Kash Patel ve yardımcısı Dan Bongino, Adalet Bakanı Pam Bondi’nin süreci baştan sona yanlış yönettiğini belirterek "müşteri listesi yok" açıklamasına sert tepki gösterdi. Toplantılarda yaşanan büyük kavgaların ardından Bongino’nun istifanın eşiğine geldiği, ancak Trump yönetimine siyasi zarar vermemek adına son anda görevde kalmaya ikna edildiği sızan bilgiler arasında.
Kongre Bastırdı, Milyonlarca Sayfalık Dosya Saçıldı
Beyaz Saray, tepkileri dindirmek adına tüm belgelerin yükleneceği özel bir internet sitesi kurmayı planlasa da, Trump’la ilişkilendirilebilecek doğrulanmamış sivil dava iddialarının "hükümet onaylı" gibi algılanmasından korkarak geri adım attı.
Ancak süreç Beyaz Saray'ın kontrolünden tamamen çıktı. Kongre'de hem Cumhuriyetçi hem Demokrat isimlerin sunduğu "Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası" büyük bir çoğunlukla kabul edilince, Trump kaçınılmaz hale gelen yasayı imzalamak zorunda kaldı. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Epstein ile ilgili milyonlarca sayfalık belge kamuoyuna açıldı. Açıklanan dosyalarda Trump, ailesi ve Mar-a-Lago malikanesinin adının on binlerce kez geçtiği görüldü.