Batı Şeria’da bazı bölgelerin “devlet arazisi” ilan edilmesi yönündeki karar, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok ülke ve kurum, bu adımın sahadaki gerilimi artıracağı ve kalıcı barış umutlarını zedeleyeceği görüşünde birleşti. Isgalci İsrail kararı güvenlik ve idari düzenleme çerçevesinde savunurken, insan hakları örgütleri ve diplomatik çevreler bunun fiili bir ilhak sürecinin parçası olabileceği uyarısında bulunuyor. Bölgede askeri operasyonların genişletildiği ve uygulamaların özellikle ramazan dönemine denk gelmesi dikkat çekti. Aynı süreçte, Mescid-i Aksa’ya girişlerde yaş sınırlaması getirildiği açıklandı. Kararın, dini özgürlükler ve ibadet hakkı açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdiği ifade ediliyor.
BM’den “yasa dışı” vurgusu
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Batı Şeria’daki toprak tescil uygulamalarını uluslararası hukuk bağlamında değerlendirdiklerini belirterek, iki devletli çözüm vizyonunun tehlikeye girdiğini söyledi. BM Sözcüsü Stephane Dujarric ise yapılan yazılı açıklamada, kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, mevcut adımların sahada geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceği uyarısı yer aldı.
Uluslararası tepkiler artıyor
Avrupa Birliği, Batı Şeria’daki statü değişikliğine yönelik her türlü tek taraflı girişimin uluslararası hukuka aykırı olduğunu yineledi. Körfez ülkeleri bölgesel istikrarın zarar görebileceğine dikkat çekerken, Türkiye işgal altındaki topraklarda yeni fiili durumlar oluşturulmasının kabul edilemez olduğunu açıkladı. İsrail merkezli sivil toplum kuruluşu Peace Now ise söz konusu adımların son yılların en kapsamlı arazi düzenlemeleri arasında olduğunu belirtti. Açıklamada, özellikle Oslo sürecinde “C Bölgesi” olarak tanımlanan alanlarda yoğunlaşan uygulamaların demografik yapıyı kalıcı biçimde değiştirebileceği ifade edildi.
Demografik değişim uyarısı
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, bölgede yaşayan Filistinli sivillerin yerinden edilme riskine dikkat çekti. Türk, atılan adımların yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Uzmanlar, Kudüs çevresindeki planların hayata geçirilmesi halinde kentin Batı Şeria ile bağının daha da zayıflayabileceğini ve bunun uzun vadede fiili bir statü değişikliğine yol açabileceğini değerlendiriyor. Diplomatik çevrelerde ise soru şu: Art arda gelen bu adımlar, sahada yeni ve geri dönüşü zor bir dönemin başlangıcı mı? Uluslararası toplumun vereceği tepkinin, sürecin yönünü belirlemede kritik rol oynayacağı belirtiliyor.