Bülent Arınç’tan AK Parti’ye Eleştiri ve Çağrı: "Kuruluş İlkelerine Dönelim"

AK Parti’nin kurucu isimlerinden, eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, partisinin 25 yıllık serüvenini BBC Türkçe’ye verdiği kapsamlı röportajda değerlendirdi. AK Parti’den ayrılmayı düşünmediğini vurgulayan Arınç; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, ekonomi politikaları, dış politika ve parti içi istişare mekanizmaları hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Eklenme Tarihi: 13 Ağu 2026
3 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 13 Ağu 2026
Bülent Arınç’tan AK Parti’ye Eleştiri ve Çağrı: "Kuruluş İlkelerine Dönelim"

"Sistemi Düzeltin, Liyakat ve İstişareye Önem Verin"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin revize edilmesi gerektiğini savunan Arınç, kararların alınmasında daha güçlü bir denetim mekanizmasının şart olduğunu belirtti.

Geniş Yetki Vurgusu: "Şu anda Cumhurbaşkanımız her şeyi yapabilecek güçte. Ancak ABD'de bir büyükelçi ataması bile Senato'dan geçmek zorunda."

Müsteşarlıklar ve Denetim: Müsteşarlıkların kaldırılmasını eleştiren Arınç, bu makamların "bakanlıkların hafızası" olduğunu ifade etti. Ayrıca AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasının önemine dikkat çekti.

Kolektif Akıl Vurgusu: Parti içinde ilk yıllardaki ortak akıldan uzaklaşıldığını söyleyen Arınç, "Bir insan keşke yetki ve sorumluluk vererek işleri taksim etse" dedi.

AK Parti İktidarının İki Dönemi ve Gezi Parkı Travması

Bülent Arınç, AK Parti iktidarını temel olarak iki döneme ayırdı:

2013 Öncesi (Yükseliş Dönemi): Erdoğan’ın başbakanlık dönemini "muhteşem" olarak niteleyen Arınç; sağlık, ulaşım, AB standartları (Kopenhag ve Maastricht kriterleri) ve kamu hizmetlerindeki başarıları öne çıkardı.

2013 Sonrası (Durağanlaşma ve Düşüş): Gezi Parkı eylemleri, çözüm sürecinin bitmesi, Suriye politikası, Gülen yapılanmasıyla mücadele ve 15 Temmuz darbe girişiminin hükümetin dengesini bozduğunu söyledi.

Gezi Parkı Değerlendirmesi: "Gezi olayları Sayın Başbakanımız için bir travma oldu. Ancak başlangıçtaki çevreci ve entelektüel gençlerin talepleri ile sonrasını birbirinden ayırmak gerekir. Eylemlerin sert bastırılması olayları büyüttü."

Ergenekon Davaları ve KKM Üzerinden "Kul Hakkı" Eleştirisi

Gündemdeki davalar ve ekonomi yönetimi hakkında net mesajlar veren Arınç, şu ifadeleri kullandı:

Ergenekon Davaları: Soruşturmalara karşı olmadıklarını ancak Genelkurmay Başkanı dahil askerlerin tutuklanmasını ve sürece başka unsurların eklenmesini hiçbir zaman hoş karşılamadıklarını söyledi.

Kur Korumalı Mevduat (KKM): KKM politikasını sert bir dille eleştiren Arınç, "Son zamanlarda en çok üzüldüğüm şey kul hakkının çiğnenmesidir. Yanlış bir karar 86 milyonun 60 milyonunu mağdur ettiyse, yöneticiler bunu düzeltmeli ve helallik istemelidir" şeklinde konuştu.

Dış Politika: "Şanghay ile Mangayla Ne İşimiz Var?"

Türkiye’nin yönünü yeniden Avrupa Birliği (AB) hedeflerine dönmesi gerektiğini savunan Arınç, Rusya ve Çin ile ilişkilere karşı olmadığını ancak Şanghay İşbirliği Örgütü gibi yapılara yönelmenin eksen değişikliği yaratacağını savundu:

"Bizim Şanghay ile mangayla ne işimiz olabilir? Ne tarihte olmuş ne bundan sonra olabilir. AB hedefi Türkiye’ye dünyada itibar kazandıran temel unsurdur."

AK Parti’nin Geleceği ve Erdoğan Sonrası Adaylık Kriterleri

Arınç, partinin geleceği ve olası bir lider değişimi senaryosu için şu görüşleri dile getirdi:

Birlikte Yola Çıkanlar Unutulmamalı: AK Parti’nin kuruluşundaki Abdullah Gül ve Ali Babacan gibi isimlerin yok sayılamayacağını belirterek, "Tarihi tersine çeviremezsiniz. Yola beraber çıktıklarınızı unutmayacaksınız" dedi.

Erdoğan Sonrası İçin 3 Aday Kriteri:

-Siyasette karşılığının bulunması,

-Seçimi kazanabilecek potansiyele sahip olması,

-Ülkeyi nasıl yöneteceğine dair güçlü bir vizyon ortaya koyabilmesi.

"AK Parti Benim Yuvam"

Tüm eleştirilerine rağmen partisine olan bağlılığını vurgulayan Bülent Arınç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"AK Parti’yi kurmakla hayatımın en doğru işini yaptım. Hiçbir zaman muhalif olmayacağım ama eleştiri hakkımı kullanacağım. Biz kendi içimizden yeniden doğabiliriz."