ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yaşanan gerilim sonrası duyurduğu iki haftalık geçici ateşkes kararı, Washington’da siyasi krizi tetikledi. Trump’ın ateşkes öncesinde yaptığı sert ve yıkım içerikli açıklamalar, hem muhalefet hem de bazı destekçileri tarafından yoğun şekilde eleştirildi.
Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, Trump’ın geri adım atmasını memnuniyetle karşıladığını belirtirken, daha önce ABD Başkanı’nı “tehlikeli ve kontrolsüz” olarak nitelendirmişti. Schumer, ateşkes kararının Trump’ın sert söylemlerinden çıkış arayışı olduğunu savundu.
Temsilciler Meclisi’nin önde gelen isimlerinden Nancy Pelosi ve Alexandria Ocasio-Cortez de Trump’a yönelik eleştirilerin dozunu artırdı. Ocasio-Cortez, yaptığı açıklamada, “Ülkemizi ve dünyayı bu risk altında tutamayız. Başkan görevden alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries ise Trump’ın politikalarını “plansız ve tehlikeli” olarak nitelendirerek, Kongre’nin savaş yetkileri kapsamında harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Demokratların, Meclis Başkanı Mike Johnson’dan acil toplantı talep edeceği belirtildi.
Öte yandan Cumhuriyetçi kanatta ise farklı görüşler öne çıktı. Florida Senatörü Rick Scott, ateşkesi “güç yoluyla barışın bir göstergesi” olarak değerlendirdi. Senatör Lindsey Graham diplomasi vurgusu yaparken, İran’ın eylemlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Teksaslı Cumhuriyetçi Kongre üyesi Dan Crenshaw ise Trump’ın sert söylemlerini savunarak, bunun uluslararası siyasette “güç dili” olduğunu ifade etti.
ABD’de yaşanan bu gelişmeler, Trump’ın dış politika yaklaşımı ve liderlik tarzına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirirken, görevden alma (azil) ve anayasal süreçlerin tekrar gündeme gelmesine neden oldu.