Furkan Hareketi Lideri Alparslan Kuytul Hoca, Semra Kuytul Hocahanım ve 33 Furkan Hareketi mensubunun hukuksuzca tutuklanmasıyla sonuçlanan operasyon hakkında Furkan Hareketi resmi hesabından, kamuoyuna dikkat çeken bir açıklama yayımladı. Açıklamada, hareketin yıllardır husumet besleyen ve çeşitli suçlardan şikâyetçi olunan isimlerin beyanları üzerinden “suç örgütü” şeklinde lanse edilmeye çalışıldığı belirtildi. Furkan Hareketi, terör örgütü üyeliği isnatlarının beraat kararıyla hukuken çöktüğünü, şimdi ise aynı iddiaların farklı bir dosya üzerinden yeniden gündeme taşındığını vurguladı. Açıklamada, Mürsel Güler ve Fırat Avcı gibi isimlerin beyanlarının dosyanın temeline konulmasına sert tepki gösterildi. Bu kişilerin yıllardır Furkan Hareketi mensuplarına yönelik hakaret, tehdit, taciz ve provokasyonlarda bulunduğu; haklarında çok sayıda suç duyurusunun yapıldığı ifade edilerek: "Hareketimiz içerisinde yıllardır fitne faaliyetleri yaptığı için uzaklaştırılan Mürsel Güler ve ne olduğu belli olmayan Fırat Avcı gibi karanlık isimlerin araç olarak kullanılmasıyla, üç yıldır sosyal medyada yüzlerce saati bulan sohbet odalarında en galiz küfürler, tehditler ve iftiralar savrulmuştur. Dahası Mürsel Güler, Alparslan Kuytul Hocaefendi’yi bizzat ölümle tehdit eden paylaşımlarda bulunmuş ve bu suçundan dolayı yargılanarak ceza almıştır. Yine Mürsel Güler ve avanesi tarafından avukatlarımızın kendilerine ve yakınlarına ait iş yerlerine saldırılmıştır. Fırat Avcı tarafından erkek ve kadın kardeşlerimiz gece yarıları aranarak taciz edilmiş, binalarımızın önüne gelinerek kardeşlerimiz tahrik edilmiştir." denildi. Hareket, özellikle husumetli kişilerin çelişkili beyanlarının soruşturmanın temel dayanaklarından biri haline getirilmesine tepki göstererek şu soruyu kamuoyunun gündemine taşıdı: “Husumetli ve hakkında çok sayıda suç duyurusu bulunan kişilerin beyanları, onlarca insanın tutuklanmasının gerekçesi olabilir mi?” Açıklamada ayrıca, Furkan Hareketi mensuplarının yıllardır süren provokasyonlara rağmen hiçbir şiddet eylemine başvurmadığı ve hukuki zeminden ayrılmadığı vurgulayarak: "Tüm bu galiz küfürlere, ölüm tehditlerine ve açık provokasyonlara rağmen Furkan Hareketi mensupları meşru ve hukuki zeminden sapmamış, hiçbir şiddet eylemine karışmamıştır." ifadelerini kaydetti. Furkan Hareketi, Fırat Avcı hakkında 179, Mürsel Güler hakkında ise 32 ayrı suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, söz konusu dosyaların önemli bir bölümünün devam ettiğini, bazılarında ise ceza kararları çıktığını açıkladı. Açıklamanın sonunda ise net olarak belirtildi: “Furkan Hareketi olarak açıkça ilan ediyoruz: Hukuksuzluklara boyun eğmeyecek, iftiralarla geri adım atmayacağız. Masum kardeşlerimizin özgürlüğü ve bu kirli kumpasın asıl faillerinin yargı önünde hesap vermesi için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz."