Han Yunus’ta bulunan Nasır Hastanesi, savaşın en ağır insani sonuçlarından birine tanıklık ediyor. Hastanenin yenidoğan ünitesinde görev yapan doktorlar, son aylarda bebeklerde daha önce benzeri görülmemiş doğumsal anomali vakalarının arttığını bildirdi.
Sağlık ekipleri, dünyaya ciddi sağlık sorunlarıyla gelen çok sayıda bebeğin yaşam mücadelesi verdiğini belirtirken, mevcut tablonun doğrudan savaş koşullarıyla bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle temiz suya erişim eksikliği, yetersiz beslenme, kronik açlık ve hava saldırılarının yol açtığı yoğun stresin anne karnındaki bebek gelişimini olumsuz etkilediği ifade ediliyor.
Doktorlar, incelenen vakalarda aile geçmişinde benzer genetik hastalıkların bulunmadığını vurgulayarak, sorunların kalıtsal nedenlerden çok çevresel etkenlerden kaynaklandığı görüşünde birleşiyor. Uzmanlara göre hamilelik sürecinde maruz kalınan ağır fiziksel ve kimyasal koşullar, fetüs gelişiminde ciddi bozulmalara yol açıyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Birimi Direktörü Zahir el-Vahidi tarafından paylaşılan son verilere göre, geçtiğimiz yıl Gazze genelinde en az 457 yenidoğan ölümü kayıtlara geçti. Bu rakamın savaş öncesi döneme göre yüzde 50’lik artışa işaret ettiği belirtildi.
Uzmanlar, savaşın en kırılgan kesimini oluşturan yenidoğanların sağlık hizmetlerine erişimde büyük risk altında olduğunu vurgularken, bölgedeki tıbbi malzeme eksikliği ve yoğun bakım kapasitesindeki yetersizliğin tabloyu daha da ağırlaştırdığına dikkat çekiyor.
Gazze’de devam eden çatışmalar, yalnızca mevcut can kayıplarını değil, savaşın uzun vadeli insani etkilerini de derinleştiriyor. Özellikle yeni doğan bebekler üzerindeki bu ağır sağlık tablosu, bölgede yaşanan krizin boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor.