İran’dan Hürmüz Boğazı’nda Tek Yetki İddiası: “Üçüncü Tarafa Müdahale Hakkı Yok”

Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini düzenleme yetkisinin tamamen kendisine ait olduğunu savunuyor. İran, bu konudaki en büyük dayanağını ise ABD ile imzalanan mutabakat zaptının 5. maddesi olarak gösteriyor. Yetkililer, boğazın İran ve Umman’ın karasularında yer aldığını belirterek, üçüncü bir tarafın müdahalesini kesin bir dille reddediyor.

Eklenme Tarihi: 11 Tem 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 11 Tem 2026
İran’dan Hürmüz Boğazı’nda Tek Yetki İddiası: “Üçüncü Tarafa Müdahale Hakkı Yok”

Hürmüz Boğazı’nda yetki tartışması yeniden alevlendi. İran, dünya enerji ticaretinin kalbi olarak görülen bu stratejik su yolunda, deniz trafiğini düzenleme yetkisinin tek başına kendisine ait olduğu konusunda ısrarcı. Tahran yönetimi, bu iddiasını ABD ile imzalanan 14 maddelik mutabakat zaptına (MoU) dayandırıyor.

5. Madde’ dayanağı: İran’ın yorumu ne?

İranlı yetkililere göre, anlaşmanın 5. maddesi, Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimi konusunda İran’a açık bir yetki veriyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu maddeyi yorumlayarak boğazın 30 gün boyunca tamamen İran’ın “gözetim ve kontrolünde” kalacağını ifade etti.

Arakçi, “Bu sorumluluk İran İslam Cumhuriyeti’ne aittir. Başka hiçbir ülkenin veya tarafın bu konuda bir rolü yoktur” açıklamasında bulundu. Tahran yönetimi, anlaşmanın sadece 60 günlük geçiş ücreti tahsilatını askıya aldığını, ancak İran’ın trafiği yönlendirme, güvenlik tehdidi olarak gördüğü gemilere geçiş izni vermeme ve hizmet karşılığı ücret talep etme hakkını saklı tuttuğunu belirtiyor.

Uluslararası hukuk ve egemenlik vurgusu

İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı’nın İran ve Umman’ın karasuları içinde bulunduğunu, bu nedenle üçüncü bir tarafın müdahalesinin söz konusu olamayacağını savunuyor. Tahran’a göre, boğazın yönetimi kıyıdaş devletlerin egemenlik hakları çerçevesinde şekillenmeli. Bu bağlamda İran, Umman ile gelecekteki yönetim mekanizmasına ilişkin müzakereler yürüteceğini de duyurdu

'Kendi mekanizması’ ve sahadaki gerilim

İran, boğazda kendi belirlediği rotaları ve “yetkilendirme” sürecini hayata geçiriyor.

Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), gemilerin ancak İran tarafından belirlenen güvenlik gerekliliklerine uyduktan ve Tahran’ın onayladığı güzergahları kullandıktan sonra geçiş yapabileceğini açıkladı.

Tartışmalı Koridor:

İran, gemilerin kendi kıyılarına yakın kuzey koridorunu kullanmasını zorunlu tutarken, ABD ve müttefikleri Umman kıyılarına yakın güney koridorunu (ABD Başkanı Trump’ın deyimiyle ‘Southern Highway’) destekliyor. İran, güney koridorunu kullanan üç ticari gemiye saldırı düzenleyerek bu rotayı anlaşmaya aykırı bulduğunu gösterdi.

Devrim Muhafızları trafiğin %50 seviyesine ulaştığını iddia etse de, bağımsız veriler bu iddianın gerçekle örtüşmediğini belirtiyor. İran'ın elindeki Hürmüz Boğazı kartı etkisini sürdürüyor.

Küresel tepkiler büyüyor

İran’ın bu tek taraflı kontrol girişimi uluslararası alanda tepkiyle karşılanıyor. Denizcilik örgütleri, İran’ın boğazda bir otorite kurarak trafiği kontrol etme planlarını reddeden kararlar alıyor. Uzmanlar, bu durumun küresel enerji piyasaları için ciddi riskler oluşturduğunu ve gemilerin alternatif rota arayışlarına yönelebileceğini belirtiyor. Tahran’ın “ya hep ya hiç” şeklinde özetlenebilecek bu tutumu, bölgede yeni bir gerilim dalgasının fitilini ateşlemiş durumda.