İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, göreve gelmesinin ardından ilk kapsamlı dış politika tavrını ortaya koydu. Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir İranlı yetkili, Hamaney'in başkanlığında gerçekleştirilen ilk dış politika toplantısında, ABD ve işgalci İsrail'e karşı "çok sert" bir intikam tutumu benimsendiğini bildirdi.
Aynı yetkiliye göre, iki arabulucu ülke tarafından İran Dışişleri Bakanlığı'na sunulan ateşkes veya gerilimi azaltma teklifleri, Hamaney tarafından doğrudan reddedildi. Hamaney'in tekliflere yanıtı net oldu: "ABD ve İsrail diz çöktürülüp yenilgiyi kabul etmeden ve tazminat ödemeden barışın doğru zamanı değil".
Yaklaşık bir hafta önce babası Ali Hamaney'in ABD-İsrail ortak operasyonunda şehit edilmesinin ardından Uzmanlar Meclisi tarafından göreve getirilen Mücteba Hamaney, ilk resmi açıklamasında da benzer bir tutum sergilemişti.
Hürmüz Boğazı Talimatı
Hamaney, geçen hafta yayımlanan ilk yazılı açıklamasında, Hürmüz Boğazı'nın "İran'ın düşmanlarına karşı bir baskı aracı" olarak kapalı tutulması gerektiğini ifade etmişti. Bu talimatın halen yürürlükte olduğu ve İran Silahlı Kuvvetleri tarafından uygulanmaya devam ettiği belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı'nın kapalı tutulması, küresel enerji piyasalarında fiyat artışlarına ve enflasyon endişelerine yol açarken, uluslararası ticaretin yaklaşık beşte biri bu stratejik su yolundan geçiyor.
ABD'nin Müttefik Girişimleri de Geri Çevrildi
Reuters'a konuşan kaynaklar, ABD'nin Orta Doğu'daki müttefiklerinin savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerini de İran'ın geri çevirdiğini belirtti. Bu gelişme, Tahran yönetiminin mevcut koşullarda herhangi bir uzlaşmaya sıcak bakmadığını gösteriyor.
İran'da dini liderlik makamı, devlet yönetimine ilişkin tüm konularda nihai karar mercii olarak kabul ediliyor. Cumhurbaşkanı dâhil tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip olan "rehber", İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle Hamaney'in ateşkes karşıtı tutumu, İran'ın savaş politikasının ana hattını belirlemiş durumda.
ABD ve işgalci İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş üçüncü haftasına girerken, çatışmalarda en az 2 bin kişinin şehit olduğu bildiriliyor.