Lübnan’ın güneyinde, işgalci İsrail’in sürdürdüğü askeri saldırılar nedeniyle geniş çaplı bir yıkım yaşandığı bildiriliyor. Bölgeden gelen bilgiler, sınır hattına yakın çok sayıda köy ve kasabanın ciddi şekilde tahrip edildiğini ve bazı yerleşimlerin neredeyse tamamen yok olduğunu ortaya koyuyor.
Uydu görüntülerine ve yerel kaynaklara dayandırılan değerlendirmelerde, binlerce evin yanı sıra okul, ibadethane ve tarım alanlarının da büyük ölçüde zarar gördüğü ifade ediliyor. Bazı bölgelerde ise yerleşim dokusunun tamamen ortadan kalktığı belirtiliyor.
Siviller, yaşanan yıkımın boyutunu “geri dönülmez bir felaket” olarak tanımlarken, birçok aile evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yarun kasabasından Beyrut’a göç eden 33 yaşındaki Farah, evlerinin tamamen yıkıldığını sonradan uydu görüntülerinden öğrendiklerini belirterek, “Savaş sadece evimizi değil, hayatımızı da elimizden aldı” dedi.
Yerel yetkililer ve bazı kurumlar, işgalci İsrail’in özellikle ateşkes sürecine rağmen saldırılarını sürdürmesini eleştirirken, bölgede sivil altyapının hedef alındığına yönelik ağır uluslararası hukuk ihlali gündeme geliyor. Bu durum, uluslararası kamuoyunda da tepkilere neden oluyor.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, tarihi camiler, kültürel yapılar ve kamu binalarının da ciddi hasar aldığı veya tamamen yıkıldığı görülüyor. Özellikle Bint Cubeyl ve çevresinin en ağır etkilenen bölgeler arasında olduğu ifade ediliyor.
Ulusal Bilimsel Araştırma Konseyi yetkilileri, yaşanan yıkımı “çok boyutlu bir insani kriz” olarak tanımlarken, bazı açıklamalarda “kentsel yıkım” ve “sistematik tahribat” ifadeleri kullanıldı.
Resmî verilere göre 2023’ten bu yana Lübnan genelinde 290 binden fazla konutun zarar gördüğü, yalnızca son süreçte on binlerce yapının tamamen yıkıldığı bildiriliyor. Lübnan makamları ayrıca çatışmalarda binlerce sivilin katledildiğini açıkladı.