Cumhuriyetçi vekil Thomas Massie alarm verdi: "Kongre, ABD'yi İsrail'in savaşlarına bağlayacak yasayı tartışmadan geçiriyor"

ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Thomas Massie, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nda (NDAA) yer alan 219. maddenin ABD ile İsrail arasındaki askeri teknoloji ve savunma tedarik zincirlerini kalıcı olarak entegre edeceğini savundu. Massie, bunun ABD'yi askeri açıdan İsrail'e daha bağımlı hale getirerek Ortadoğu'daki çatışmalara daha derin şekilde sürükleyebileceğini öne sürdü. Düzenlemenin Kongre'de herhangi bir tartışma yürütülmeden ilerletildiğini belirten Massie, tasarıya "hayır" oyu vereceğini açıkladı.

Eklenme Tarihi: 22 Tem 2026
4 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 22 Tem 2026
ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Thomas Massie, NDAA'nın 219. maddesinin ABD-İsrail askeri entegrasyonunu kalıcı hale getireceğini savunuyor.

ABD Kongresi'nde oylanması beklenen Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) içerisindeki 219. madde, Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Thomas Massie'nin sert eleştirilerine neden oldu. Massie, söz konusu düzenlemenin ABD ile İsrail arasında askeri teknoloji, savunma sanayii ve tedarik zincirlerinin kurumsal düzeyde entegre edilmesini öngördüğünü ileri sürdü.

Massie, NDAA'nın Kongre'den her yıl geçen en önemli yasa tasarılarından biri olduğuna dikkat çekerek, 14 yıllık Kongre üyeliği boyunca tüm NDAA tasarılarının yasalaştığını hatırlattı. Bu nedenle tasarıya eklenen her hükmün büyük ölçüde yürürlüğe girdiğini söyledi.

"ABD'nin başka hiçbir ülkeyle böyle bir anlaşması yok"

Massie'ye göre 219. madde, ABD ile İsrail'in yüksek teknoloji savunma sistemleri ve üretim zincirlerini ortak bir yapıya dönüştürmeyi amaçlıyor. ABD'nin İngiltere dahil hiçbir müttefikiyle benzer kapsamda yasal bir savunma entegrasyonu bulunmadığını savunan Massie, düzenlemenin ülkenin egemenliği ve ulusal güvenliği açısından risk oluşturabileceğini öne sürdü.

Füze savunması gibi belirli projelerde iş birliğine karşı olmadığını ifade eden Massie, bunun yürütme organının yetkileri kapsamında yapılabileceğini ancak söz konusu düzenlemenin çok daha kapsamlı ve kalıcı sonuçlar doğuracağını söyledi.

"Kalıcı bir yapı oluşturuluyor"

Massie, 219. madde kapsamında entegrasyonu yönetecek özel bir görevlinin atanacağını ve bu yapının yönetimler değişse bile varlığını sürdüreceğini savundu. Düzenlemenin geçici değil, uzun vadeli bir mekanizma oluşturacağını belirten Massie, bunun zamanla kabine düzeyinde bir yapıya dönüşebileceğini iddia etti.

"Madde tartışılmadan geçiriliyor"

Haziran ayında söz konusu düzenlemeyi fark ettiğini belirten Massie, 219. maddenin tasarıdan çıkarılması için ilk değişiklik önergelerinden birini sunduğunu ancak önergesinin oylamaya alınmadığını söyledi.

Massie, Kongre üyelerinin 219. maddeyi ayrı olarak oylama ve tartışma fırsatı bulamadığını belirterek, usul oylamasında başlangıçta birkaç Cumhuriyetçi milletvekilinin kendisine destek verdiğini, ancak süreç sonunda tek Cumhuriyetçi muhalif olarak kaldığını ifade etti.

"Senato bunu durdurmayabilir"

Tasarı Senato'ya gidecek olsa da bunun düzenlemenin engelleneceği anlamına gelmediğini söyleyen Massie, Senato'nun geçmişte benzer tasarıları kısa sürede kabul edebildiğini hatırlattı. Senato metni farklı kabul etse bile iki kanadın oluşturacağı uzlaşma komitesinde 219. maddenin nihai yasaya yeniden eklenebileceğini dile getirdi.

"Çin veya Rusya olsaydı büyük tepki olurdu"

Massie, aynı tür bir savunma entegrasyonunun Çin veya Rusya ile yapılmasının Kongre'de ciddi tepkiyle karşılanacağını savunarak, İsrail söz konusu olduğunda benzer bir yaklaşım sergilenmediğini savundu.

ABD'nin İngiltere gibi uzun yıllardır müttefik olduğu ülkelerle dahi bu kapsamda yasal bir entegrasyon kurmadığını belirten Massie, NATO benzetmelerinin de gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

"Tedarik zincirleri birleşirse ayrışmak zorlaşır"

İki ülkenin savunma üretim altyapılarının birbirine bağlanmasının ileride ayrıştırılmasını güçleştireceğini söyleyen Massie, bunun ABD'nin İsrail'le daha derin ve kalıcı bir askeri bağımlılık ilişkisine girmesine yol açabileceğini iddia etti.

"Gerçek amaç kamuoyundan gizleniyor"

Massie, 219. maddenin gerçek kapsamının Kongre üyelerine ve kamuoyuna yeterince anlatılmadığını savundu. Düzenlemenin yalnızca mevcut uygulamaları resmileştiren sembolik bir adım olmadığını öne süren Massie, Kongre'den özel yetki istenmesinin gelecekte daha geniş kapsamlı uygulamaların önünü açabileceğini iddia etti.

Bu görüşünü desteklemek için Yabancı İstihbarat Gözetim Yasası'nı (FISA) örnek gösteren Massie, başlangıçta yabancı istihbarat faaliyetlerine yönelik çıkarılan yasanın zaman içinde farklı hukuki yorumlarla kapsamının genişletildiğini ve ABD vatandaşlarına yönelik gözetim uygulamalarında da kullanıldığını savundu. Massie, 219. maddenin de benzer şekilde ilerleyen dönemde beklenenden daha geniş yetkiler doğurabilecek biçimde yorumlanabileceğini ileri sürdü. Bu nedenle düzenlemenin kapsamının Kongre'de ayrıntılı şekilde tartışılması gerektiğini ifade etti.

"Tartışma yapılmaması gelecekte geniş yorumlara kapı açabilir"

Massie'ye göre Kongre'de resmi bir tartışma yapılması halinde düzenlemenin kapsamı yasama kayıtlarına geçecek ve gelecekte mahkemeler bu kayıtları dikkate alabilecekti. Ancak herhangi bir tartışma yürütülmeden ilerlenmesi nedeniyle yürütme organının maddeyi daha geniş yorumlayabileceğini savundu.

ABD'nin ilk Başkanı George Washington'un ABD'yi tek bir ülkeyle kalıcı ittifaklar kurmaması konusunda uyardığını hatırlatan Massie, Kurucu Babaların bugün hayatta olmaları halinde hem söz konusu düzenlemeye hem de herhangi bir tartışma yürütülmeden yasalaştırılmasına karşı çıkacaklarını savundu.

NDAA'nın nihai oylamasında "hayır" oyu vereceğini açıklayan Massie, Kongre üyelerinin artık 219. maddenin varlığından habersiz olduklarını ileri süremeyeceklerini belirterek, tüm üyelerin bilinçli bir tercihle oy kullanacağını ifade etti.

Süreç Nasıl İşleyecek?

NDAA'nın Temsilciler Meclisi'nde bugün isim isim kayda geçirilen (recorded vote) nihai oylamaya sunulması bekleniyor. Tasarının kabul edilmesi için oylamaya katılan üyelerin basit çoğunluğunun desteği yeterli olacak. Cumhuriyetçilerin Meclis'teki dar çoğunluğu nedeniyle birkaç fire yaşansa da, tasarının kabul edilme ihtimali yüksek görülüyor. Tasarı Meclis'ten geçmesi halinde Senato'nun gündemine gelecek. İki kanadın farklı metinleri kabul etmesi durumunda ise ortak bir uzlaşma komitesinde nihai metin hazırlanacak ve hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da son kez oylanmasının ardından Başkan'ın imzasına sunulacak.