İşgalci İsrail’in Körfez Hamlesi: Siyonist Netanyahu’dan Sonra Zamir de Abu Dabi’de

Siyonist Netanyahu’nun Birleşik Arap Emirlikleri’ne gerçekleştirdiği gizli ziyaretin yankıları sürerken, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in de İran’la gerilimin tırmandığı süreçte Abu Dabi’ye gittiği ortaya çıktı. İşgalci İsrail basınında yer alan bilgilere göre Zamir, ABD’li yetkililerin de bulunduğu bir heyetle birlikte BAE’de İran’a karşı savunma ve saldırı senaryolarını görüştü. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da işgalci İsrail saldırıları devam ederken ortaya çıkan bu temaslar, İsrail ile BAE arasında perde arkasında yürütülen askeri ve istihbari koordinasyonun boyutlarını yeniden gündeme taşıdı.

Eklenme Tarihi: 15 May 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 15 May 2026
İşgalci İsrail’in Körfez Hamlesi: Siyonist Netanyahu’dan Sonra Zamir de Abu Dabi’de

İşgalci İsrail basını: “Roaring Lion Operasyonu” sırasında gizli ziyaret

İşgalci İsrail medyasında yer alan haberlere göre Eyal Zamir, “Roaring Lion Operasyonu” sırasında gizlice Birleşik Arap Emirlikleri’ne geçti. Ziyaretin, İran kaynaklı tehditlere karşı ortak savunma planlamaları kapsamında gerçekleştiği öne sürüldü.

İsrail güvenlik kaynakları, Abu Dabi’de yapılan görüşmelerde hava savunma sistemleri, bölgesel güvenlik koordinasyonu ve olası askeri senaryoların ele alındığını aktardı.

Siyonist Netanyahu’nun BAE ziyareti tartışma yaratmıştı

Zamir’in Abu Dabi temasları, Netanyahu’nun daha önce gerçekleştirdiği gizli BAE ziyaretinin ardından gündeme geldi.

Uluslararası basında çıkan haberlerde Netanyahu’nun BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed El Nahyan ile görüştüğü belirtilmiş, daha sonra İsrail Başbakanlık Ofisi de ziyareti doğrulamıştı. İsrail tarafı görüşmeyi, “İsrail-BAE ilişkilerinde tarihi ilerleme” olarak tanımlamıştı.

Bölgeden gelen tepkilerin ardından BAE Dışişleri Bakanlığı ziyareti yalanlasa da İsrail yönetimi görüşmenin gerçekleştiğini yeniden teyit etmişti.

Mossad ve Şin Bet yöneticilerinden Abu Dabi’yi ziyaret

İsrail basınında yer alan bilgilere göre savaş sürecinde Abu Dabi’ye giden tek üst düzey isim Eyal Zamir olmadı.

Daha önce yayımlanan haberlerde, Mossad Başkanı David Barnea ile Şin Bet Direktörü David Zini’nin de BAE’ye giderek güvenlik başlıklarında temaslarda bulunduğu aktarılmıştı.

Bu ziyaretler, İsrail ile BAE arasında özellikle istihbarat ve savunma alanlarında yoğun bir koordinasyon yürütüldüğü yorumlarına neden oldu.

Demir Kubbe ve Lazer Savunma Sistemi İddiası

İşgalci İsrail’in BAE’ye hava savunma desteği verdiği yönündeki iddialar da yeniden gündeme geldi.

Daha önce İsrail’in BAE’ye “Demir Kubbe” hava savunma bataryaları ile lazer savunma sistemleri gönderdiği öne sürülmüş, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de İsrail’in Körfez ülkesine Demir Kubbe sistemleri sevk ettiğini doğrulamıştı.

Söz konusu gelişmeler, Tel Aviv ile Abu Dabi arasındaki ilişkilerin diplomatik normalleşmenin ötesine geçerek askeri güvenlik ortaklığına dönüştüğü değerlendirmelerine yol açtı.

Abraham Anlaşmaları sonrası derinleşen işgalci İsrail-BAE ilişkileri

Birleşik Arap Emirlikleri, 2020 yılında ABD arabuluculuğunda imzalanan Abraham Anlaşmaları kapsamında İsrail’le ilişkileri normalleştiren ilk Körfez ülkeleri arasında yer almıştı.

Ancak Gazze’deki saldırılar, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti ve Lübnan’a yönelik operasyonların sürdüğü bir dönemde İsrail ile BAE arasında devam eden gizli temaslar, bölgede yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Netanyahu’nun ardından İsrail Genelkurmay Başkanı’nın da savaş sırasında Abu Dabi’ye gitmesi, İsrail-BAE hattındaki iş birliğinin askeri ve istihbari düzeyde derinleştiği yorumlarını güçlendirdi.

İran gerilimi üzerinden yeni bölgesel bloklaşma

İşgalci İsrail kaynakları, Abu Dabi’de yapılan temasların İran’a karşı yürütülen savunma ve saldırı planlamalarıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor.

Ortaya çıkan tablo, İşgalci İsrail’in Gazze saldırıları nedeniyle uluslararası baskıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde bazı Körfez ülkeleriyle güvenlik ortaklığını daha ileri seviyeye taşıdığını gösteriyor.

Peş peşe ortaya çıkan gizli ziyaretler, Orta Doğu’daki savaş ve kriz ortamının yalnızca Gazze ve İran hattında değil, Körfez’de şekillenen yeni ittifaklar üzerinden de yeniden dizayn edildiğine işaret ediyor.