İşgalci Rejimden "Güvenlik Şeridi" Bahanesi
İşgalci Netanyahu, ABD ve İran arasında imzalanan mutabakatın Lübnan topraklarındaki askeri operasyonları da durdurmayı öngörmesini hiçe saydı. Siyonist rejimin güvenlik ihtiyaçlarını öne süren işgalci Netanyahu, "İsrail'in kuzeyindeki güvenliğin yeniden sağlanması gerekiyor. Lübnan’ın güneyindeki güvenlik şeridini korumamız ve güvenlik ihtiyaçlarımız gerektirdiği sürece oradan çekilmememiz gerekiyor. Mücadele henüz bitmedi, önümüzde hala yeni zorluklar var" diyerek işgali kalıcı kılma niyetini açıkça ortaya koydu.
Beyaz Saray ile İpler Koptu: Telefon Görüşmeleri Sertleşti
Amerikan medyasından Wall Street Journal'ın (WSJ) aktardığı kulis bilgilerine göre, işgalci İsrail'in Lübnan'daki hukuksuz saldırılarını ve sivil katliamlarını sürdürmesi, ABD Başkanı Donald Trump ile işgalci Netanyahu arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirdi. Trump’ın, ateşkes müzakerelerini baltalayan Netanyahu’ya telefon görüşmelerinde sert uyarılarda bulunduğu ve Lübnan'daki yıkıma atıfla "Binaları havaya uçurmayı artık bırak, Hizbullah’tan biri girdi diye her seferinde koca bir binayı yıkmana gerek yok" dediği öğrenildi.
Konuşmasında Tahran yönetimine yönelik tehditlerini de sürdüren Netanyahu, "Bizi yönlendiren en yüce hedefe bağlı kalmaya devam edeceğiz. İran nükleer silahlara sahip olmayacak" iddialarını yineledi.
İslamabad Mutabakatı Yürürlüğe Girdi
İşgalci rejimin provokatif açıklamalarına rağmen, Pakistan’ın arabuluculuğunda aylardır yürütülen diplomasi trafiği dün gece itibarıyla resmiyete döküldü. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe giren 14 maddelik İslamabad Mutabakatı;
-
Bölgedeki savaş durumunun ve Lübnan dahil tüm askeri operasyonların derhal sona erdirilmesini,
-
ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı ağır deniz ablukasının tamamen kaldırılmasını,
-
Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası ticarete ve deniz trafiğine açılmasını içeriyor.
İşgalci Netanyahu'nun Lübnan'ın güneyindeki işgali sürdüreceğini açıklaması, önümüzdeki günlerde Washington ile Tel Aviv arasındaki diplomatik çatlağın daha da derinleşeceğini gösteriyor.