İngiliz gazetesi Financial Times tarafından yayımlanan kapsamlı analiz, İsrail’in 7 Ekim sonrası başlattığı askeri operasyonlarla birlikte bölgedeki kontrol alanını dikkat çekici ölçüde genişlettiğini ortaya koydu. Analize göre İşgalci ordusu, Gazze Şeridi, Güney Lübnan ve Suriye’de toplam yaklaşık 1000 kilometrekarelik alan üzerinde fiili kontrol sağladı.
Haberde, işgal edilen bölgelerin büyük bölümünün Güney Lübnan’da bulunduğu belirtilirken, İsrail yönetiminin bu alanları “güvenlik kuşağı” olarak tanımladığı aktarıldı. Ancak analizde, söz konusu askeri genişlemenin yalnızca güvenlik gerekçeleriyle açıklanamayacağına dair değerlendirmelere de yer verildi.
Özellikle Lübnan’ın güneyinde Hizbullah ile yaşanan çatışmalar sonrası İsrail ordusunun sınır hattının ötesine ilerlediği ifade edilirken, Gazze’de de geniş tampon bölgeler oluşturulduğu kaydedildi. Bölgede yaşayan yüz binlerce Filistinlinin ise evlerini terk etmek zorunda kaldığına dikkat çekildi.
Suriye’de ise işgal altındaki Golan Tepeleri çevresi başta olmak üzere güney bölgelerde İsrail’in askeri varlığını artırdığı belirtildi. Analizde, bu adımların savaş sonrası dönemde yeni fiili sınırlar oluşturabileceği yorumuna yer verildi.
Financial Times, İsrail iç siyasetinde etkili olan aşırı sağcı isimler ve yerleşimci grupların daha geniş toprak taleplerini açık şekilde savunduğunu da yazdı. Bazı İsrailli siyasetçilerin Gazze’de yeniden Yahudi yerleşimleri kurulmasını desteklediği, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin ise hız kazandığı aktarıldı.
Öte yandan “Büyük İsrail” söylemlerinin son dönemde yeniden gündeme taşındığına dikkat çekildi. Aşırı sağcı çevrelerin, Batı Şeria’nın tamamen ilhak edilmesini ve İsrail’in etki alanının Lübnan ile Suriye’nin bazı bölgelerini kapsayacak şekilde genişletilmesini savunduğu ifade edildi.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da geçmişte yaptığı açıklamalar ve kullandığı haritalar nedeniyle bu tartışmaların merkezindeki isimlerden biri olmuştu. Netanyahu’nun özellikle Batı Şeria’yı İsrail’in “tarihi vatanının parçası” olarak tanımlayan söylemleri uluslararası kamuoyunda tepki çekmişti.
Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmada Filistin topraklarını göstermeyen harita kullanması da geniş yankı uyandırmıştı. İşgalci Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’daki yerleşim politikalarını desteklemesiyle birlikte ilhak tartışmalarının yeniden hız kazandığı belirtiliyor.
Uluslararası kuruluşlar ve birçok bölge ülkesi ise İşgalci İsrail’in askeri kontrol alanlarını işgal etmesini uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirirken, bu durumun bölgede yeni çatışma risklerini artırabileceği uyarısında bulunuyor.