İşgalci İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarına yönelik saldırıları, hakikati dünyaya ulaştırmaya çalışan gazeteciler için de ölümcül bir tablo oluşturuyor. Son 1000 gün içinde çok sayıda Filistinli gazeteci, kameraman ve medya çalışanı İsrail saldırılarında yaşamını yitirdi.
Hayatını kaybedenler arasında Muhammed Fayiz Ebu Matar, Said El Tavil, Roshdi Sarraj, Ismail El-Ghoul, Hamza El Dahdouh, Hossam Shabat ve Samer Abu Daqqa gibi sahada aktif görev yapan tanınmış isimler de bulunuyor. Listede kadın gazeteciler de dikkat çekiyor. Ayat Haddura, Mariam Ebu Daqqa, Salma Mukhaimer ve Marwa Musallam gibi isimler, Gazze’de yaşananları belgelemeye çalışırken hayatını kaybetti.
Filistinli gazeteciler, bombardıman altındaki bölgelerde çoğu zaman koruyucu ekipman olmadan görev yaparken; basın ofisleri, yayın merkezleri ve gazetecilerin bulunduğu alanlar da sık sık hedef alınıyor. Bu durum, uluslararası kamuoyunda İsrail’in yalnızca sivilleri değil, savaş suçlarının belgelenmesini engellemek amacıyla basını da susturmaya çalıştığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Uluslararası gazetecilik kuruluşları ve insan hakları örgütleri, Filistin’de basın mensuplarına yönelik saldırıların soruşturulması çağrısını yinelese de, Gazze’de gazeteciler her gün ölüm riskiyle haber takibi yapmaya devam ediyor.
Gazze’de öldürülen her gazeteci, yalnızca bir insanın değil; dünyaya ulaşması gereken bir gerçeğin de susturulması anlamına geliyor. Filistin’de bugün gazetecilik yapmak, hakikatin bedelini canıyla ödemek demek.