İşgalci İsrail’in, halihazırda askeri varlık bulundurduğu Güney Lübnan’da kalıcı bir düzen kurma hazırlığında olduğu iddiaları uluslararası kamuoyunda yeniden tartışma konusu oldu. İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, Tel Aviv yönetimi bölgeyi farklı güvenlik kuşaklarına ayırarak kendi kontrolünde bir tampon hat oluşturmayı hedefliyor.
Planın merkezinde, Lübnan topraklarının belirli bölümlerinde uzun süreli İsrail askeri varlığının sürdürülmesi yer alıyor. Buna göre ilk aşamada sınır hattından itibaren yaklaşık 8 kilometrelik bir derinlikte İsrail ordusunun doğrudan kontrol sağlayacağı bir alan oluşturulacak. Bu bölgede askeri üslerin kurulması ve yoğun birlik konuşlandırılması öngörülüyor.
İkinci aşamada ise bu hattın Litani Nehri’ne kadar uzanan kesiminde operasyonların devam edeceği ifade ediliyor. İsrail ordusunun bu bölgede askeri faaliyetlerini sürdürerek sahayı kendi lehine şekillendirmeyi planladığı, operasyonların ardından bazı alanlardan kademeli çekilmenin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Ancak bu çekilmelerin, bölgedeki dengeleri değiştirmeyecek şekilde sınırlı tutulacağı yorumları yapılıyor.
Planın üçüncü ayağında ise Litani’nin kuzeyinde kalan bölgelerde sorumluluğun Lübnan ordusuna bırakılması öngörülüyor. Ancak İsrail tarafı, Hizbullah’ın tamamen etkisiz hale getirilmediği bir senaryoda tam çekilmenin söz konusu olmayacağını açıkça dile getiriyor.
Öte yandan, Washington’da gerçekleştirilen temasların ardından tarafların müzakere sürecine açık kapı bıraktığı ifade edilse de, sahadaki askeri hareketlilik dikkat çekiyor. İsrail güçlerinin sınır hattındaki yerleşimlerde yıkımı sürdürdüğü ve bölgedeki sivil altyapının ağır hasar aldığı bildiriliyor.
Uzmanlar, bu planın yalnızca bir güvenlik stratejisi olmadığını, aynı zamanda bölgeyi fiilen yeniden şekillendirmeyi amaçlayan daha geniş kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu vurguluyor. Benzer bir modelin daha önce Gazze’de de uygulandığına dikkat çekilirken, Güney Lübnan’da atılacak adımların yeni bir uzun süreli işgal sürecinin önünü açabileceği değerlendiriliyor.
Hatırlanacağı üzere İsrail, 1982 ile 2000 yılları arasında Güney Lübnan’ı yıllarca işgal altında tutmuş, bölgeden ancak yoğun direniş ve uluslararası baskılar sonucunda çekilmek zorunda kalmıştı. Bugün gündeme gelen yeni plan ise, bölgede benzer bir sürecin yeniden başlatılabileceği endişesini güçlendiriyor.