ABD destekli yeni plan: Mescid-i Aksa “çok dinli merkez”e dönüştürülmek isteniyor

ABD ve İsrail’in, Mescid-i Aksa’nın İslami kimliğini zayıflatacak yeni bir plan üzerinde çalıştığı öne sürüldü. İddiaya göre hedef, Ürdün’ün tarihi vesayet rolünü sona erdirerek işgal altındaki kutsal mekânın yönetimini İsrail denetimine daha açık hale getirmek.

Eklenme Tarihi: 26 May 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 26 May 2026
ABD destekli yeni plan: Mescid-i Aksa “çok dinli merkez”e dönüştürülmek isteniyor

Middle East Eye’da yer alan habere göre ABD ve İsrail, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’nın mevcut yönetim yapısını değiştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir plan üzerinde görüşmeler yürütüyor. Çok sayıda diplomatik ve bölgesel kaynağa dayandırılan haberde, Ürdün destekli İslami Vakıflar İdaresi’nin yetkilerinin kademeli şekilde devre dışı bırakılmasının hedeflendiği belirtildi.

İddiaya göre plan, ABD Başkanı emperyalist Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee tarafından destekleniyor. Yeni yapı kapsamında Mescid-i Aksa’nın “çok dinli bir merkez” olarak yeniden tanımlanması ve işgalci İsrail’in bölgedeki etkisinin artırılması öngörülüyor.

Haberde, işgal yönetiminin kutsal alanda Yahudilere “eşit ibadet ve erişim hakkı” tanımayı planladığı, toplu Yahudi ibadetine resmî statü kazandırılmasının gündemde olduğu aktarıldı. Ayrıca İsrail’in imam, vaiz ve cami görevlilerinin atanmasında söz sahibi olmak istediği, cuma hutbelerinin içeriğine müdahil olmayı hedeflediği ileri sürüldü.

ABD’li iki yetkilinin MEE’ye yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin Mescid-i Aksa’nın geleceğine ilişkin taslak belgeler hazırladığı ifade edildi. Yetkililer, Trump çevresinin bölgeyi yalnızca Müslümanlara ait kutsal bir mekân olmaktan çıkarıp üç semavi dine açık uluslararası bir turizm merkezine dönüştürmek istediğini savundu.

Haberde ayrıca bazı Arap ülkelerine “dönüşümlü gözetim” yetkisi verilmesinin de gündeme geldiği belirtildi. Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas ve Mısır’ın plan hakkında bilgilendirildiği öne sürülürken, Suudi Arabistan’ın ise projeye karşı mesafeli durduğu ifade edildi.

Ürdünlü yetkililer ise Kudüs’teki İslami kutsal mekânlar üzerindeki Haşimi vesayetinin uluslararası anlaşmalarla güvence altına alındığını vurguladı. 1994 Ürdün-İsrail barış anlaşmasının ilgili maddelerinin, Amman yönetiminin Mescid-i Aksa üzerindeki özel rolünü açık şekilde tanıdığı hatırlatıldı.

Filistinli çevreler ve Ürdün yönetimi, son yıllarda İsrail polisinin Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlarının, aşırı sağcı Yahudi grupların provokatif ziyaretlerinin ve Yahudi ibadeti taleplerinin mevcut statükoyu aşındırmaya yönelik sistematik adımlar olduğunu savunuyor.

Öte yandan haberin yayımlanmasının ardından bir ABD’li yetkili, Beyaz Saray’ın Ürdün’ün vesayetini kaldırmak için aktif çalışma yürüttüğü iddiasını reddetti. Yetkili, söz konusu haberin “tamamen yanlış” olduğunu öne sürdü.