Uluslararası Sularda Silahlı Tehdit ve Baskın
Aktivist Katy Davidson, barışçıl bir şekilde seyir halindeyken uluslararası sularda insansız hava araçları ve projektörlerle taciz edildiklerini ifade etti. Davidson, işgalci güçlere ait bir savaş gemisinin önlerini keserek kendilerini ateş açmakla tehdit ettiğini belirtti. İngiliz aktivist Hussain ise teknelere düzenlenen baskın sırasında işgalci güçlerin kendilerine plastik mermilerle saldırdığını ve bu saldırı sonucu yaralananlar olduğunu aktardı.
"Hayvan Muamelesi" ve Konteyner Kampları
Aktivistler, alıkonuldukları süreçte insani olmayan koşullarda tutulduklarını ve kendilerine "hayvan muamelesi" yapıldığını dile getirdi:
-
Islatılmış Yataklar: Gözaltı merkezinde aktivistlerin geceleri kasten ıslatılmış yataklarda uyumaya zorlandığı bildirildi.
-
Kısıtlı Gıda ve Su: Gözaltı süresince çok sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiği, gardiyanların sürekli tehditkar bir tutum sergilediği ifade edildi.
-
Aşırı Kalabalık: Avustralyalı tıp doktoru Bianca Webb-Pullman, her biri 45 kişiyi barındıran nakliye konteynerlerine hapsedildiklerini ve battaniye dahi verilmediğini belirtti.
-
Stres Pozisyonu: Alıkonulanların elleri bağlanarak saatlerce diz çökmüş halde bekletildiği kaydedildi.
Fiziksel Şiddet ve Yaptırım Çağrısı
Bazı arkadaşlarının serbest bırakılmamasına tepki gösteren aktivistlerin, işgalci askerler tarafından darp edilerek yerlerde sürüklendiği aktarılmaktadır. Dr. Webb-Pullman, işgalci İsrail'in "cezasızlık zırhı" ile sadece Gazze'yi değil tüm Akdeniz'i kontrol edebileceğine inandığını vurgulayarak, bu korsan müdahaleye karşı uluslararası yaptırım çağrısında bulundu.