Suudi Bakan Münih’te: Filistinlilerin kaderini tayin hakkı tanınmalı
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Gazze ile Batı Şeria’nın birliğinin korunmasının barışın ön koşulu olduğunu söyledi.
“Ateşkes ihlalleri ölümleri durdurmuyor”
Bakan, işgalci İsrail’in ateşkesi sistematik biçimde ihlal ettiğini vurguladı. “Çatışmalar azalsa da ölümler sürüyor” dedi. Bu durumun insani krizin derinleşmesine yol açtığını belirtti.
Suudi Arabistan, ateşkesin gözetilmesi ve insani koridorların açılması için diplomasi trafiğini sürdürüyor. Prens Faysal, bu temasların yeni toplantılarla devam edeceğini açıkladı.
Barış Konseyi kararı ve kendi kaderini tayin hakkı
“Barış Konseyi’nin kurulmasına dair metinde Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkı açıkça yer aldı” diyen bakan, Suudi Arabistan’ın bu ifadeleri önemli bir adım olarak gördüğünü kaydetti.
Riyad, kararı imzalayan ülkelerle birlikte Filistin halkının meşru haklarının tesisi için çalışmaya devam edeceğini bildirdi.
Önce Gazze’de istikrar
Prens Faysal, şu aşamada önceliğin Gazze’deki ölümleri durdurmak ve insani durumu iyileştirmek olduğunu söyledi. “Yıkıntılar arasında siyasi süreç inşa edilemez” dedi.
İstikrar sağlanmadan Batı Şeria ile Gazze’nin birliğinin korunamayacağını vurgulayan bakan, bu birliğin iki devletli çözümün ana omurgası olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan, bölgenin komşuları için tehdit oluşturmayacak güvenli bir Gazze hedefini savunuyor.
Uluslararası sistem eleştirisi
Prens Faysal, mevcut küresel düzenin Avrupa merkezli yapısının çözülmeye başladığını ifade etti. “Güç hak yaratıyor anlayışı yükseliyor” dedi.
Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sonrası kurulan sistemin beklenen barışı getiremediğini belirten bakan, çok taraflı kurumların etkinliğinin azaldığına dikkat çekti.
Değişen retoriğin kendisini iyimser kıldığını söyleyen Prens Faysal, Avrupalı bazı aktörlerin dahi sistemin işlemediğini kabul etmeye başladığını kaydetti.
Somut iyileşme şart
“Net siyasi mesajlar, bugün Gazze’deki yaşam koşullarını iyileştirmeye odaklanmayı gerektiriyor” diyen bakan, bu yaklaşımın İsrailliler ile Filistinlilerin yan yana yaşamasının yolunu açacağını söyledi.
Suudi Arabistan, diplomatik girişimlerini kesintisiz sürdürerek hem insani krizi durdurmayı hem de kapsamlı barışı hedefliyor.