Türkiye’nin Mutsuzluk Raporu: Antidepresan Kullanımında Korkunç Artış!

Türkiye’de toplumsal ruh sağlığı alarm veriyor. 2025 yılı verilerine göre antidepresan kullanımı son 10 yılda rekor kırarak 71 milyon kutuyu aşarken, vatandaşların %61’i kendini "tükenmiş" hissediyor. Ekonomik darboğaz ve gelecek kaygısı ilaç kullanımını tetiklerken, profesyonel yardım alma oranı ise %2’de kaldı.

Eklenme Tarihi: 22 Oca 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 22 Oca 2026
Türkiye’nin Mutsuzluk Raporu: Antidepresan Kullanımında Korkunç Artış!

İlaç Kullanımında Korkutan Patlama: 10 Yılda 71 Milyon Kutu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut tarafından paylaşılan 2025 verileri, Türkiye’nin içinde bulunduğu derin mutsuzluğu rakamlarla belgeledi. 2016 yılında 45 milyon kutu olan antidepresan tüketimi, %58,5’lik bir artışla 71 milyon 527 bin kutuya ulaştı.

Sadece son bir yıl içinde tüketilen ilaç miktarı 6 milyon kutu artarken, bu tablonun kamu bütçesine maliyeti 6,4 milyar TL’yi geçti. Bulut, tabloyu şu sözlerle özetledi: "İnsanlar artık ay sonunu değil, yarını düşünmekten uyuyamaz hale geldi. İktidar sorunları çözmek yerine toplumu ilaçla ayakta tutmaya çalışıyor."

Türkiye "Yüksek Tükenmişlik" Bandında

İlaç kullanımındaki artış, MetroPOLL Araştırma’nın "Türkiye'nin Nabzı" çalışmasıyla da doğrulandı. 100 üzerinden yapılan değerlendirmede Türkiye, 59 puanla "yüksek tükenmişlik" seviyesine ulaştı.

  • Haberler Stres Kaynağı: Vatandaşların %55’i ülke gündemini takip etmenin bilgi almaktan ziyade bir "stres kaynağı" haline geldiğini belirtiyor.

Paradoks: Destek İhtiyacı Var, Uzmana Giden Yok

Raporun en dikkat çekici kısımlarından biri ise halkın profesyonel desteğe erişememesi. Her iki kişiden biri (%44,3) psikolojik yardıma ihtiyaç duyduğunu itiraf etse de, psikiyatrist veya psikoloğa gidenlerin oranı sadece %2’de kaldı. Vatandaşların %70’i zorluklarla başa çıkmak için ailesine sığınırken, milyonlarca kişinin profesyonel tedavi yerine eczaneden ilaç alarak "günü kurtarmaya" çalıştığı görülüyor.

Gençlerin Gözü Yurt Dışında: Gitmek "Ana Akım" Oldu

Ekonomik kriz ve toplumsal güvensizlik, özellikle 18-34 yaş grubundaki gençlerde aidiyet duygusunu zedeledi. Eğitimli gençler arasında "Fırsat bulursam başka ülkede yaşarım" diyenlerin oranı, ülkede kalmak isteyenlerle eşitlendi. Eskiden marjinal bir görüş olarak kabul edilen yurt dışına gitme isteği, artık gençler arasında temel bir seçenek haline gelmiş durumda.